Locke, John

Locke, John ve Özlüsözleri

1632 / İngiltere
1704 (72 yaşında) / İngiltere

Aydınlanma düşünürlerinden en çok etkilenen ve yaygın olarak "Liberalizmin Babası" olarak bilinen İngiliz felsefeci ve doktoru.

XVIII. yüzyılın en önemli düşünürlerinden biridir. Düşünce hürlüğünü, eylemlerimizi akla göre düzenlemek anlayışını en geniş ölçüde yayan ilk düşünür olduğu için Avrupa daki aydınlanma ve Akıl Çağı nın gerçek kurucusu olarak kabul edilir.

John Locke, Bristol yakınlarında, Wrington da doğdu. Kumaş ticareti ile uğraşan orta sınıf Protestan bir aileden gelmektedir. Babası ticaretle uğraşmak yerine noterliği tercih etmiştir, ibadetle sadelik isteyen Püriten mezhebinin koyu bir taraftarıydı. Locke’un yetişmesinde dindar bir kadın olan annesi Agnes Keene’nin -oğlunun ilk akademik başarısını göremeden vefat etmiştir- önemli etkileri olmuştur.

Locke’un hayatının ilk yıllarını kapsayan dönem hakkında pek fazla bilgi bulunmamaktadır. 14 yaşına geldiği zaman Londra’nın meşhur ve dönemin en iyi okullarından birine kabul edilmiştir. Burada Latince, Grekçe, İbranice ve Arapça gibi daha sonra kendisine yarar sağlayacak olan klasik dilleri öğrenmiştir. Öğrendiği bu klasik diller Locke’a 1652 yılında Oxford’da gönülsüz olarak üniversite eğitimi gördüğü Christ Church okulunun kapılarını açmıştır. Ancak genç Locke’un kafasında din adamı olmaktan ziyade tıp bilgisini geliştirmek vardı. Bu yüzden Oxford’da kaldığı ilk günlerden itibaren kendisini deneysel bilimlerle tıp ilmine hasretmiş ve hayatın kendisine sunacağı fırsatları kollayarak kaderine hiçbir şekilde razı olmayacağını göstermiştir. Locke dört yıllık bir eğitimden sonra Christ Church’teki öğrenimini 1656 yılında tamamlayarak “Bachelor” unvanıyla edebiyat fakültesini bitirmiştir. Bir yandan master çalışmalarını başarıyla yürütürken diğer yandan da özel olarak ilgilendiği tıp ilminde aşama kaydetmeye çalışmıştır. 1661 yılında babasını kaybeden Locke, 1665 yılında Brandenburg’da diplomatik bir göreve atanmıştır. Fakat Locke’un gayesi bu görevi devam ettirmekten çok master öğrenimi sırasında yakından ilgilendiği tıp alanında diploma almaktır. Resmi tıp öğrenimi görmemiş olması bütün çabalarını boşa çıkartmıştır. O kadar çabalamasına rağmen tıp diploması alma amacına ulaşamamanın üzüntüsünü yaşadığı günlerde gittiği bir partide Shaftesbury kontu Antony Ashley Cooper’la tanışması bir anda şansını döndürür ve bu tanışma onun hayatının dönüm noktası olur. Karaciğer hastalığı yüzünden korkunç acılar çeken Kont Cooper Locke’un geniş bilgisine hayran kalır ve ona kendisinin danışmanı ve özel hekimi olmasını teklif eder. Bu teklifi kabul eden Locke için artık Londra günleri başlamıştır. Locke her türlü riski göze alarak, insanların çok ilgisini çeken ciddî bir ameliyatla patronu Kont Cooper’ın karaciğer rahatsızlığını tedavi ederek onun hayatını kurtarır. Diplomasız bir doktor olarak yaptığı bu ameliyattan sonra Locke büyük itibar görmeye başlamıştır.

Bu arada Kont Cooper’ın siyaset basamaklarını hızla tırmanarak başbakan olması, özel danışmanlığını yürüten Locke’un da önemli siyasi görevler almasını sağlamıştır. Locke bir taraftan bu görevleri sürdürürken, diğer taraftan da çok arzu ettiği tıp doktorluğu diplomasının peşini bırakmamış ve nihayet 1675’te tıp diplomasına kavuşmuştur. Yürüttüğü önemli siyasi görevlerden ve yoğun çalışma temposundan bıkan Locke, yakalandığı astım hastalığını bahane ederek Paris’in yumuşak ikliminde şifa bulmak arzusuyla 1675 yılında Fransa’ya gider ve orada dört yıl kalır. Locke, 1679’a kadar Fransa’da geçirdiği dört yıl boyunca Descartes üzerine çalışmış ve çağın büyük zekâlarından bazılarıyla ilişkiler kurmuştur. Nitekim Fransa’da geçirdiği bu dört yıl, Locke’un kendi felsefi görüşlerinin temelini attığı dönem olarak kabul edilmektedir. 1679 yılında Fransa’dan İngiltere’ye dönen Locke, kendisini tam bir siyasi karmaşanın ortasında bulmuştur. 1681’de iktidardan düşen Shaftesbury Kontu hainlikle yargılanır. Kont temize çıkmasına rağmen hayatından endişe ederek ülkeden kaçar ve Hollanda’ya yerleşir. Konta yakın olup İngiltere’de kalanlar için işler kötü gitmeye başlayınca Locke da 1683’te İngiltere’den ayrılarak Hollanda’ya gitmiştir. İngiltere’de artık aranan bir suçlu durumuna düşen Locke’un bütün görevlerine de son verilmiştir. 1689 yılına kadar devam edecek olan Hollanda hayatı, Fransa’da temeli atılan felsefi fikirlerin olgunlaştırılması ve İngiltere’de 1689’dan itibaren yayımlanacak olan eserlerinin kaleme alınması bakımından Locke için oldukça verimli geçmiştir. Bu dönem altı yıl sürmüştür. Locke Hollanda’da siyasetle ilgilenmekten vazgeçmemiştir. Bir Hollandalı olan Orangeli William’ı İngiltere tahtına çıkarma planında, ona tavsiyelerde bulunanlardan birisi de Locke’tur. Neticede yapılan planlar tutmuş, 1688 Muhteşem Devrimi’nin ardından Kral II. James yurt dışına kaçmak zorunda kalmıştır. Bu kaçışın ardından bütün diğer siyasi kaçaklar gibi Locke için de İngiltere’ye dönmekte bir sakınca kalmamıştır. Bunun üzerine Şubat 1689’da Hollanda’dan İngiltere’ye gelen Orange Prensesi’nin maiyeti arasında Locke da yerini almış ve İngiltere’ye geri dönmüştür.

Locke bundan sonra hayatının geri kalan 15 yılını, Cambridge’in meşhur felsefe profesörü Ralph Cudworth’un kızı olan, arkadaşı Bayan Masham’ın yanında son derece münzevi bir şekilde tamamlamıştır. Bu dönemde Locke’un en büyük uğraşı, Hollanda’da kaleme aldığı eserlerini neşretmek ve eserlerine yöneltilen eleştirilere cevap vermek olmuştur. Ancak 1689 kışında yakalandığı ciddi hastalık, ünlü filozofun çalışmalarını büyük bir sekteye uğratmıştır. Sağlığı konusunda kaydettiği kısmi iyileşme ile çalışmalarına geri dönen Locke’un hasta yatağı ve çalışma masası arasında sürdürdüğü verimli ve maceralı hayatı 28 Ekim 1704’te son bulmuştur.

Locke, bütün eserlerinde gelenek ve otoritenin her çeşidinden kurtulmak gerektiğini, insan hayatına ancak aklın kılavuzluk edebileceğini ileri sürer. Bu düşünceleriyle Liberalizm in, tabii bir din anlayışının, Rasyonel Pedagoji nin öncüsü olmuştur. Mutlakiyet yönetimlerini ilk sarsan kişi olarak tarihe geçmiştir, mutlakiyet yönetimine açtıgı sarsıntılar sonucunda zamanla derin yarıklar oluşmuştur ve üç büyük devrimin temelleri oluşmuştur. Ingiliz, Amerikan ve Fransız devrimlerinin temelini oluşturan filozof olarak akıllara yer etmiştir. Doğal hukuk doktrinini savunanlardan biridir (Diğerleri: Jean Jacques Rousseau ve Thomas Hobbes).

Ilk kitaplarını siyasi nedenlerden ötürü isimsiz yayınlamış ve hiçbir zaman bu eserlerin kendisine ait olduğunu kabul etmemiştir. Descartes ten etkilenmesine rağmen ona hiçbir zaman benzememiş; zihnin özünün düşünme ve zihnin özünün yer kaplama olduğu biçimindeki iki temel ilkesine karşı çıkmıştır.

Gassendici nin görüşleri ile Deneme nin birçok bölümü arasındaki benzerlikler salt rastlantı olamayacak kadar büyüktür, öyle ki Leibniz, Locke için Gassendici demiştir. Insan zihninin başlangıçta bir Tabula Rasa oluşu, Locke taki "bütün niteliklerden yoksun ak kâğıt" ya da "boş oda" önermelerinin aynıdır.

John Locke, modern dönemin en etkili siyasi filozoflarından biridir. İçinde doğduğu XVII. yüzyıl ile hayatının son dört yılını geçirdiği XVIII. yüzyılda düşünce bazında meydana gelen değişim ve dönüşümlere siyaset felsefesi bakımından damgasını vurmuş büyük filozofların başında gelmektedir. Onun siyaset felsefesinin özünü ise, ahlâkî ölçünün otoriteyi elinde tutan kurumla beraber hayatın her alanına uygulanması oluşturmaktaydı. Locke, otorite meselesine akılcı ve ahlâkî bir tutumla yaklaşmış, özgürlüğü olmazsa olmaz, temel bir prensip olarak ele almış, toplum sözleşmesinde devletten ziyade bireyi ve bireysel hakları önceleyen, her zaman geçerli, güçlü ve elle tutulur bir siyaset felsefesi formüle etmeye çalışmıştır.

Locke’un, özellikle siyasal iktidar anlayışından doğa ve savaş durumuna, bireysel haklardan özgürlüğe, mülkiyet anlayışından siyasal toplum ve hükümetin amaçlarına, kuvvetler ayrılığından hukukun hâkimiyetine, devletin sınırlandırılmasından hükümetin çözülmesine dair eserlerinde dile getirdiği görüşler, onun siyaset felsefesinin temel taşlarıdır. Bu temel taşlar, liberal düşünce sisteminin oluşmasına katkı yaptığı gibi siyaset ve devlet felsefesi, siyaset sosyolojisi, hukuk felsefesi vb. alanlarda en çok tartışılan konular arasına girmiştir. Locke tarafından ilk defa sistematize edilen bu temel taşlar, çağdaşları ve takipçileri için de her zaman yol gösterici ve ufuk açıcı olmuştur.

Locke, İngilizlerin tipik karakteristik özelliklerini taşıyan bir düşünürdü. Felsefeden olduğu kadar pratik işlerden de büyük doyum sağladığı ve her iki alanda da beklenmedik ölçüde etkili olduğu bilinmektedir. İster kişisel ilişkilerinde isterse siyasette ya da felsefede tutarsızlıklara sürüklediğinde, sağduyudan hiç ayrılmamıştır. Locke, kendisine apaçık ve düpedüz doğru görünen ve basit olgular dediği şeyleri inkâr etmektense bu konuda tutarsızlığa düşmeyi seçmiştir.

Locke modern, batılı, burjuva sanayi medeniyetinin kurucularından birisi olmuştur. O, çeşitli toplum kesitlerinin hayata bakışlarını açıklayan, emellerini dile getiren ve fiillerini haklılaştıran ilk kuramcıydı. Onun düşüncesini bütünüyle modern yapan, Orta Çağ düşüncesinden ayrıldığı nokta olmuştur. Orta Çağ düşüncesi dini, hayali ve ruhaniydi. Tanrı, ahiret ve gayb âlemi düşünceleri egemendi. Buna karşılık Locke’un düşüncesi her zaman dünyevi, deneye dayalı ve sistemli kalmıştır. Locke, insanlara Tanrı’nın vermiş olduğu aklı kullanmalarını öğütlemiştir.

Locke, bir taraftan eserleri ve düşünceleriyle hayata anlam katmaya çalışırken diğer taraftan da kendi muhalefetini oluşturmuştur. Ona yönelik akla gelen ilk muhalefet, Locke’un klasik liberal geleneğin dışına çıkarılma çabalarıdır. Ancak eksik, birbiriyle çelişen çaba ve yorumlar, onun klasik liberal geleneğin dışına çıkarılma ve liberal gelenekten ayrı düşünülmesi için yeterli olmamıştır.

Kısacası Locke, siyasal düşünce tarihinin en önemli filozoflarından birisi olarak bıraktığı eserleri, mücadelesi ve siyaset felsefesiyle kendisinden sonra gelen filozoflar için ayaklarını basıp, üzerinde yüksel(t)ebilecekleri sağlam bir temel bırakmıştır. Böylesine yönlü bir filozof olarak geride bıraktığı zengin miras, ölümünün üzerinden üç asırdan fazla zaman geçmesine rağmen, gerek takipçileri ve gerekse muhalifleri tarafından dün olduğu gibi bugün de çeşitli platformlarda tartışıldıkça ya da eleştirildikçe, John Locke isminin hafızalardaki yerini koruyacağı muhakkaktır.

ÖzlüSözleri

"Her şey, zevk ve acı vermesi bakımından iyi ya da kötü olarak adlandırılır."

Anahtar Kelimeler
Locke, John, John Locke, Cicero, Plato, Aristo, Aquinas, İbni Sina, Grotius, Rutherford, Descartes, Hooker, Filmer, Pufendorf, Hobbes, Hume, Tetens, Kant, Schopenhauer, Berkeley, Burke, Paine, Smith, Voltaire, Condillac, Rousseau
Benzer Kişiler

Francis Bacon (Kişiler) Ingiliz devlet adamı ve filozof.

Thomas Hobbes (Kişiler) Thomas Hobbes (1588 -1679). İngiliz felsefecisidir. Leviathan adlı çalışması, batı siyaset felsefesinin başucu eseri olmuştur.

Descartes (Kişiler) Fransız matematikçi, bilimadamı ve filozof.

Montesquieu (Kişiler) Fransız politik düşünürdür.

Bentham, Jeremy (Kişiler) İngiliz filozof, hukukçu ve toplum reformcusu. Modern utilitarizmin kurucusu kabul edilir.

Dewey, John (Kişiler) Aletçilik olarak bilinen felsefe akımının kurucusu ünlü Amerikan filozof ve eğitim teorisyeni.

Mill, John Stuart (Kişiler) Bilgi kuramı bakımından deneyselcilik, ahlak felsefesi bakımından da faydacılık akımına bağlı İngiliz İktisatçısı ve filozofudur.

Wittgenstein (Kişiler) Mantık ve dil felsefesi konularında yaptığı çalışmalarla 20. yüzyılın en önemli filozoflarından sayılır.

Emerson (Kişiler) ABD li düşünür, yazar. Amerikan transendentalizminin en önemli temsilcidir.

Cicero (Kişiler) Romalı devlet adamı, bilgin, hatip ve yazar.

Lucretius,Titus (Kişiler) Yazılarını bitiremeden çıldırmış, kendi eliyle canına kıymış Roma dönemi şair ve filozof.

Machiavelli (Kişiler) Tarih ve politika biliminin kurucusu sayılan düşünür, devlet adamı, askeri stratejist.

Montaigne, Michel de (Kişiler) 16. yüzyıl Fransız deneme yazarı.

Heraklet (Kişiler) Sokrat öncesi Antik Yunan filozofu

Nietzsche (Kişiler) "Güç Istenci", "Üstinsan", "Bengüdönüş" gibi özgün fikirlerle tanınan varoluşçu Alman filozof.

Spinoza (Kişiler) 17. yüzyıl felsefesinin önde gelen rasyonalistlerinden biri olarak kabul edilmektedir.

Aristo (Kişiler) Antik Yunan filozof.

Ibn Bacce (Kişiler) Matematik, fizik, astronomi, felsefe, siyaset, tıp ve müzik gibi birçok bilimle uğraşmış, özellikle Aristo şerhleri ile Batı'da felsefenin gelişmesine katkı sağlamış Endülüs'lü Müslüman filozof.

Sokrates (Kişiler) Yunan Felsefesinin kurucularındandır

Platon / Eflatun (Kişiler) Görüşleri Islam ve Hristiyan felsefesine derin etkide bulunmuş önemli bir Antik Yunan filozofudur.

Epikür (Kişiler) Helenistik felsefenin en önemli düşünürlerinden birisidir.

İbni Rüşd (Kişiler) Batıya Aristo’yu tanıtan ve felsefenin yayılmasında öncülük eden önemli bir İslam filozofudur.

Hegel (Kişiler) Diyalektik mantık ekolünün kurucusu Alman filozof.

Heidegger, Martin (Kişiler) Varoluşçu felsefenin önde gelen isimlerinden biri olan Alman filozof.

Ibn-i Sina (Kişiler) Fars filozof ve hekim.

Farabi (Kişiler) Aristo’nun felsefesini İslami açıdan yorumlayarak İslam düşüncesiyle bağdaştırmaya çalışmıştır.

Leibniz (Kişiler) Matematik, metafizik ve mantık alanlarında ileri sürdüğü yeni düşünce ve görüşleriyle tanınmaktadır.

Thomas Aquinas (Kişiler) Bilgi felsefesi, metafizik, siyaset ve ruhun ölümsüzlüğü konularındaki yorumlarıyla skolastik düşünceye önemli katkılar sağlamış keşiş ve filozof.

Comte, Auguste (Kişiler) Fransız sosyolog, matematikçi ve filozoftur. Sosyolojinin babası olarak tanınır.

Pascal (Kişiler) Fransız matematikçi, fizikçi ve düşünür.

Jean Bodin (Kişiler) Fransız hukukçu ve siyaset felsefecisi.

Hume, David (Kişiler) İskoç filozof, ekonomist ve tarihçi.

Kant, Immanuel (Kişiler) Felsefe tarihinin kendisinden sonraki dönemini belirleyici olarak etkilemiş, Alman felsefesinin kurucu isimlerinden biridir.

Cioran, Emil (Kişiler) Filozof, deneme yazarı ve tanınmış 20. yy. retorik sentezcisidir.

Lukács, Georg (Kişiler) Avrupa’da komünist öğretimin gelişmesini etkilemiş olan Macar Marksist düşünür ve edebiyat eleştirmeni.

Jaspers, Karl (Kişiler) Felsefede varoluşçu akımın teorisyenlerinden Alman filozof ve psikiyatrist. Modern psikiyatri, din felsefesi, tarih felsefesi ve siyaset felsefesinde önemli etkileri olmuştur.

Schopenhauer, Arthur (Kişiler) İrrasyonalist ve karamsar olarak bilinen Alman düşünür.

La Rochefoucauld (Kişiler) İnsan davranışları ve erdemin kökleri üzerine yazmış Fransız ahlakçı yazar.

Lichtenberg (Kişiler) Alman doğa bilimleri, astronomi ve matematik profesörü, yazar, eleştirmen.

Tolstoy (Kişiler) Büyük bir rus yazarıdır.

Berkeley, George (Kişiler) Dünyada yalnızca ruhların ve bu ruhların idelerinin varolduğunu, buna karşılık maddenin varolmadığını öne süren İngiliz düşünür.

Adam Smith (Kişiler) İskoçyalı iktisatçı ve felsefecidir.

Ayn Rand (Kişiler) Kurduğu objektivizm felsefesiyle tanınan düşünür-yazar.

Bastiat, Frederic (Kişiler) Fransız klasik liberal kuramcı, politik ekonomist ve Fransa Meclisi üyesidir.

Marks, Karl (Kişiler) Filozof, politik ekonomist ve devrimci. Komünizmin kuramsal kurucusudur.

Quesnay (Kişiler) Fransız hekim ve iktisatçı. Fizyokratlar diye bilinen ekonomistlerin önderi.

Voltaire (Kişiler) Fransız devrimi ve aydınlanmasına büyük katkısı olmuş yazar.

Rousseau, J.J. (Kişiler) Siyasi fikirlerleriyle Fransız Devrimini ve sonrasını etkilemiş filozof, müzik teorisyeni ve politikacı.

Seneka (Kişiler) Romalı düşünür, devlet adamı, oyun yazarı.

Derrida, Jacques (Kişiler) Edebiyat eleştirmeni ve dekonstruksiyonizm olarak bilinen eleştirel düşünce yönteminin kurucusudur.

Tamamlayıcı Konular