Amaç

Ulaşmak istenilen sonuç, maksat.

What was the purpose? - Amaç neydi?

Harun begriff nicht den Zweck der Mission. - Harun couldn't understand what the purpose of the mission was.

Amaç, gaye, niyet, maksat, amaçlamak, murat, kasıt, tasarı, erek, sonuç

Amaç, gaye, niyet, maksat, amaçlamak, murat, kasıt, tasarı, erek, sonuç

Amaç konusunda özlüsözler

Amaç
Amaç

"Tam olarak ne olduğumu bilmenin gerekli olduğunu düşünmüyorum. Yaşam ve çalışma konusundaki en büyük amaç, başlangıçta olduğumuzdan bir başkası olmaktır."

Kendini Bilmek Amaç Hayatın Anlamı Değişim
Amaç

"İnsanlar eylemleriyle kendi çıkarlarını tatmin ederler, ama böylelikle bu eylemlerin içinde bulunduğu halde, insanların ne bilincinde, ne de amacında bulunmayan daha uzak bir şey gerçekleşmiş olur."

Bilinç Amaç Çalışmak Etkileşim Kader
Amaç

"Dünya, bir hedefi olan herkese açıktır. (Beyaz Zenciler, Sayfa 322)"

Amaç Hayat Farkındalık
Amaç

"Insanlar daima yüksek, soylu ve mukaddes hedeflere yürümelidirler. Bu tarzda yürüyenler ne kadar büyük fedakarlık yaparlarsa o kadar yükselirler."

Fedakarlık Amaç Hayatın Anlamı Aydınlanma
Amaç

"Yapılan iş ne kadar parlak olursa olsun, yüksek bir amacın sonucu değilse, büyük sayılmamalıdır."

Amaç Değer
Amaç

"Eğer sen, can konağını arıyorsan, bil ki, sen cansın. Eğer bir lokma ekmek peşinde koşuyorsan, sen bir ekmeksin. Bu gizli, bu nükteli sözün manasına akıl erdirirsen, anlarsın ki, aradığın ancak sensin sen."

Kendini Bilmek Mutluluk Amaç Hayatın Anlamı
Amaç

"Bir kez yürünmüş bir yola düşenlerin sayısı çoktur, hedefe ulaşan az."

Amaç Başarı
Amaç

"Raslantı yeryüzünün en eski soyluluğu; geri verdim onu her şeye, her şeyi ben amaç tuksaklığından kurtardım."

Amaç Rastlantı Tutsaklık
Amaç

"Anarşizmin nihai amaç olduğuna inandığım için anarşist değilim, nihai amaç diye bir şey olmadığı için anarşistim."

Anarşizm Amaç

Tamamlayıcı Konular

Hırs Sonu gelmeyen istek, aşırı tutku.

Ülkü Amaç edinilen, ulaşılmak istenen şey.

Iyi Niyet Herhangi bir kimse veya konuda hiçbir kötü düşünce beslememe, hüsnüniyet.

Hoşgörü Her şeyi anlayışla karşılayarak olabildiği kadar hoş görme durumu, müsamaha, tolerans.

Çözüm Bir sorunun çözülmesinden alınan sonuç, hal.