Anlamak

Bir şeyin ne demek olduğunu, neye işaret ettiğini kavramak.

Senin hakkında nasıl endişeli olduğumu anlamazsın. - You don't understand how worried I was about you.

Begreifen Sie, was Sie getan haben? - Do you understand what you've done?

Anlamak, kavramak, anlayış, idrak, bilmek, hissetmek, uyanmak, sezmek

Anlamak, kavramak, anlayış, idrak, bilmek, hissetmek, uyanmak, sezmek

Anlamak konusunda özlüsözler

Anlamak

"Doğruyu söylemek değil, anlatmak güçtür!"

Baskı Alışkanlık Anlamak
Anlamak

"Beni anIadıkIarı için, seni anIamadıkIarı için aIkışIıyorIar. AIbert Einstein’a söyIediği söz."

Anlamak Başarı Basitlik Bilim Bilgi
Anlamak

"Hiç kimse bir matematikçiyi, fizikçiyi veya yabancı dilde konuşana birini anlamıyorum diye kızmaz. Ama kendi dilinde konuşan biri olduğunda durum değişir."

Konuşmak Anlamak Düşmanlık
Anlamak

"Bazı erkekler kadınları anlamaya çalışır, diğerleri kendilerini daha basit konulara adarlar, örneğin görelilik kuramına."

Erkek Kadın Anlamak
Anlamak

"Beni anlamadın demeyeceğim. Beni anladın. Zaten en dayanılmaz acı buydu. Sen beni anladın. Anladığın halde canımı yaktın."

Anlamak Aşk
Anlamak

"Duyduğumu unuturum, gördüğümü hatırlarım, yaptığımı anlarım."

Duymak Unutmak Görmek Hatırlamak Anlamak
Anlamak

"Insan anlamaya çalışacağına baskı kurar, ilişki kuracağına manipüle eder çünkü birisiyle ilişki kurmak büyük bir anlayış gerektirir."

Anlamak Baskı Değişim Anlaşmak Iletişim
Anlamak

"Dostlarınız daha ilk tanıştığınız anda seni çok iyi anlarlar; diğer tanıştığın kimselerin seni anlamaları bin yılı alır."

Dost Arkadaşlık Anlamak Anlaşmak
Anlamak

"Bir şeyi gerçekten bilmek onu anlamakla olur."

Anlamak Bilmek

Tamamlayıcı Konular

Affetmek Hoşgörü ile karşılamak, mazur görmek, bağışlamak.

Anlayış İstenilen veya söylenilen bir şeyi hoşgörüyle karşılamak, hâlden anlamak.

Duymak Bilgi almak, öğrenmek, haber almak, işitmek

Barış Anlaşmak, uyum, karşılıklı anlayış ve hoşgörü ile oluşturulan ortam.

Hoşgörü Her şeyi anlayışla karşılayarak olabildiği kadar hoş görme durumu, müsamaha, tolerans.

Algı Bir şeye dikkati yönelterek o şeyin bilincine varma, idrak.

Farkındalık Farkında olma durumu, bilinç.

Metafizik Algılarımızı (idrakimizi) ve duyularımızı aşan konular

Kendini Bilmek İnsanin kapasitesinden haberdar olması. Kendini tanıyarak yapabileceklerini önceden kestirebilmesi ve ona uygun davranması.

Bilmek Bir şeyi anlamış veya öğrenmiş bulunmak.

Cehalet "Benim ülkemde, şok edici bir düzeyde matematiksel cehalet var."

Felsefe Varlık, anlam gibi sorunların araştırılmasına yönelik düşünsel etkinlikler.

Aldatmak Beklenmedik bir davranışla yanıltmak.

Fikir Düşünce, mülahaza, mütalaa.

Hayvan Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık.

Bilim Evrenin veya olayların bir bölümünü konu olarak seçen, deneye dayanan yöntemler ve gerçeklikten yararlanarak sonuç çıkarmaya çalışan düzenli bilgi, ilim.

Inanmak Bir şeyin varlığını, doğruluğunu kabul etmek.

Ego Ben