Asilik

Yasalara veya kişilere başkaldırıcı, karşı olma hali.

Asilik, karşı gelme, karşı koyma, emir komuta zincirine uymama anlamında kullanılan bir kelime olup, genellikle askeri kurumlar tarafından ele alınır, çünkü askeriyede yer alan emir zinciri, üstler tarafından verilen yasal emirlerin yerine getirilmesini hükmeder.

Asilik, asilik, başkaldırı, zorbalık, anarşizm, suç, kanun, devlet, yasa, düzen, kaos, isyankarlık

Asilik, asilik, başkaldırı, zorbalık, anarşizm, suç, kanun, devlet, yasa, düzen, kaos, isyankarlık

Asilik konusunda özlüsözler

Asilik

"Dürüst bir insansınız, işinizi etrafınızdakileri memnun etmek ya da etmemek üzere yapmıyorsunuz; efendinize ve görevinize sıkı sıkıya bağlısınız. Siz, bitmiş bir adamsınız."

Asilik Bağlılık Anarşizm Bağımsızlık Çalışmak
Asilik

Tamamlayıcı Konular

Zorbalık Zorbaca davranış.

Irkçılık İnsanların toplumsal özelliklerini biyolojik, ırksal özelliklerine indirgeyerek bir ırkın başka ırklara üstün olduğunu öne süren öğreti.

Acı Çekmek Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.

Adalet Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme

Affetmek Hoşgörü ile karşılamak, mazur görmek, bağışlamak.

Diktatörlük Egemen ve mutlak siyasi bir gücün, bir veya birçok kişinin oluşturduğu bir yürütme organınca, denetimsiz olarak yürütüldüğü siyasi düzen.

Fikir Özgürlüğü

Anarşizm Kişi özgürlüğünü amaç edinen, devlet, din ve kişi gibi tüm otoriteleri reddeden felsefi düşünce.

Asosyallik Sosyal olmamak, genel kabul görmüş kuralların dışında hareket etmek.

Baskı Hak ve özgürlükleri kısıtlayarak zor altında bulundurma durumu, tahakküm.

Devrimcilik Belli bir alanda hızlı, köklü ve nitelikli değişiklik yapma.

Din Tanrı'ya, doğaüstü güçlere, çeşitli kutsal varlıklara inanmayı ve tapınmayı sistemleştiren toplumsal bir kurum, diyanet

Ahlak Bir toplum içinde kişilerin uymak zorunda oldukları davranış biçimleri ve kuralları.

Aldatmak Beklenmedik bir davranışla yanıltmak.

Günah Cezayı gerektiren eylem. Dine aykırı iş.

Kusur Bilerek veya bilmeyerek bir işi gereği gibi yapmamak.

Suç Yasalara veya ahlak kurallarına aykırı davranış.

Bahane Bir şeyin gerçek sebebi gizlenerek ileri sürülen uydurma sebep.

Kanun Devletin düzeni sağlamada herkesin uyması için koyduğu yasalar.

Hata İstemeyerek ve bilmeyerek yapılan yanlış.

Hırsızlık Başkasının malını gizlice almak, hırsızlık etmek, aşırmak.

Iktidar Bir işi yapabilme gücü.

Nedensellik Her şeyin bir sebebi vardır ve aynı şartlar altında, aynı nedenler, aynı etkileri doğurur biçiminde özetlenebilen ilke.

Emretmek Buyurmak, emir vermek.

Devlet Toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlık.

Devletçilik Bir milletin yönetimle ve ekonomiyle ilgili işlevlerinin devletçe birleşik bir yönetim altında bütünleştirilmesi siyaseti ve öğretisi.

Komünizm Komünizm veya komünistlik, sosyal örgütlenme üzerine bir kuramsal sistem ve üretim araçlarının ortak mülkiyetine dayalı bir politik harekettir.

Ordu Bir devletin silahlı kuvvetlerinin tümü.

Düzen Belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş olan durum.

Kaos Düzeni sağlayan araçların etkinliklerini yitirip sistemin başıboş hale gelmesi.