Aydınlanma

Bir sorun üzerine gereği kadar bilgi edinmek, tenevvür etmek.

"Personelin yeteri kadar aydınlandığına kani olduktan sonra iki ciddi alarm denemesi yaptı." - H. Taner

Aydınlanma, aydınlanmak, medeniyet, bilgelik, bilgi, eğitim

Aydınlanma, aydınlanmak, medeniyet, bilgelik, bilgi, eğitim

Aydınlanma konusunda özlüsözler

Aydınlanma

"Sizi kendinizden başka hiç kimse kurtaramaz. Kendi kendinize ışık olun."

Aydınlanma Düşünmek Birey
Aydınlanma

"Kendine bir ışık ol, kendi hakikatının içine doğru tut."

Bilgelik Aydınlanma
Aydınlanma
Aydınlanma

"Fiziksel güçle ve mülkiyetle olan bağlarımı niçin koparıyorum? Çünkü ancak kendimi mahvederek ruhumun gerçek gücünü keşfedebilirim."

Acı Çekmek Anarşizm Aydınlanma Bağımsızlık Uygarlık Bilinç Erdem Imkansızlık Kaybetmek Sadelik Sahip Olmak Varlık Yoksunluk
Aydınlanma

"Unutma, sana ışık tutanlara sırtını dönersen; göreceğin tek şey kendi karanlığındır."

Aydınlanma
Aydınlanma

"Ben peygamber değilim. Benim işim duvar olan yerlere pencereler açmaktır."

Öğüt Aydınlanma Görmek Bilinç Bilmek Öğretmek
Aydınlanma

"Sırtını güneşe çevirirsen gölgenden gayrı bir şey göremezsin."

Aydınlanma Aramak Araştırmak
Aydınlanma

"Tanrı, insan ve madde diye ayırım yapmak anlamsızdır. Evrensel cevher, saf bilinç olan ruhtur. Düşünce basamaklarını kateden insan sonunda kendisine döner. Gerçek ruhun kendisi olduğunu keşfeder. Aslında insan tanrı; tanrı da insandır."

Tanrı İnsan Ruh Bilinç Aydınlanma
Aydınlanma

"Aydınlanma; kişinin kendi aklını kullanmaya cüret etmesidir."

Aydınlanma Akıl Düşünce
Aydınlanma

"Dünyada insan diye yaşamak isteyenler, insan olmak niteliklerini ve gücünü kendilerinde görmelidirler. Bu uğurda her türlü fedakarlığa razı olmalıdırlar. Yoksa hiçbir medeni millet, onları kendi sırasında ve safında görmek istemez."

İnsan Aydınlanma Fedakarlık
Aydınlanma

"Iki Mustafa Kemal vardır: Biri ben, et ve kemik, geçici Mustafa Kemal... Ikinci Mustafa Kemal, onu "ben" kelimesiyle ifade edemem; o, ben değil, bizdir! O, memleketin her köşesinde yeni fikir, yeni hayat ve büyük ülkü için uğraşan aydın ve savaşçı bir topluluktur. Ben, onların rüyasını temsil ediyorum. Benim teşebbüslerim, onların özlemini çektikleri şeyleri tatmin içindir. O Mustafa Kemal sizsiniz, hepinizsiniz. Geçici olmayan, yaşaması ve başarılı olması gereken Mustafa Kemal odur!"

Toplum Aydınlanma Medeniyet Millet
Aydınlanma

"Insanlar daima yüksek, soylu ve mukaddes hedeflere yürümelidirler. Bu tarzda yürüyenler ne kadar büyük fedakarlık yaparlarsa o kadar yükselirler."

Fedakarlık Amaç Hayatın Anlamı Aydınlanma
Aydınlanma

"Çocukların kör karanlıktan korktuğu gibi bizde aydınlıktan korkarız, çocukların karanlıktan dehşetle beklediklerinden daha korkunç olmayan şeylerden."

Aydınlanma Bilmek Korku
Aydınlanma

"Bilginin elde edilmesi, bizi iyiye ulaştıracaktır."

Bilgi Bilim Aydınlanma Güzellik
Aydınlanma

"İnsanlık fiziksel bir tanım değil, ruhsal bir amaçtır. Size verilmiş bir şey değildir, onu kazanmanız gerekir."

Aydınlanma İnsan
Aydınlanma

"En yüksekten uçan martı, en uzağı görendir."

Aydınlanma Bilgelik Bilgi Özgürlük
Aydınlanma

"Eğitimin amacının zihinsel özgürlük olduğu bir dünya isterdim. Gençlerin aklını, onları bütün hayatları boyunca nesnel kanıtların oklarından koruyacak olan bir zırhın içine sokmamalı. Dünyanın açık kalplere ve aydın insanlara ihtiyacı var ve bunu statik sistemlerle elde edemeyiz."

Eğitim Özgürlük Aydınlanma Bilim
Aydınlanma

"Rahat yaşamak uğruna gerçeği mezara mı götüreyim; halka gerçeği anlatmak uğruna ölümümü göze alayım?"

Aydınlanma Adanmak Ölüm Din Özgürlük

Tamamlayıcı Konular

Fikir Düşünce, mülahaza, mütalaa.

Medeniyet Bir ülke veya toplumun, maddi ve manevi varlıklarının, düşünce, sanat, bilim, teknoloji ürünlerinin tamamını ifade eder.

Teknoloji

Adalet Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme

Uygarlık Bir ülkenin, bir toplumun, maddi ve manevi varlıklarının, fikir, sanat çalışmalarıyla ilgili niteliklerinin tümü, medeniyet.

Demokrasi Halkın egemenliği temeline dayanan yönetim biçimi.

Hayvan Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık.

Kültür Tarihsel, toplumsal gelişme süreci içinde yaratılan bütün maddi ve manevi değerler ile bunları yaratmada, sonraki nesillere iletmede kullanılan, insanın doğal ve toplumsal çevresine egemenliğinin ölçüsünü gösteren araçların bütünü, hars, ekin.

Bilgelik Bilgili, iyi ahlaklı, olgun ve örnek kimse olmak.

Akıl Düşünme, anlama ve kavrama gücü, us.

Felsefe Varlık, anlam gibi sorunların araştırılmasına yönelik düşünsel etkinlikler.

Bilgi İnsan aklının erebileceği olgu, gerçek ve ilkelerin bütünü, bili, malumat.

Iletişim Duygu, düşünce veya bilgilerin akla gelebilecek her türlü yolla başkalarına aktarılması, bildirişim, haberleşme, komünikasyon.

Aldatmak Beklenmedik bir davranışla yanıltmak.

Inanmak Bir şeyin varlığını, doğruluğunu kabul etmek.

Bilinç Algı ve bilgilerin zihinde duru ve aydınlık olarak izlenme süreci, şuur.

Bilim Evrenin veya olayların bir bölümünü konu olarak seçen, deneye dayanan yöntemler ve gerçeklikten yararlanarak sonuç çıkarmaya çalışan düzenli bilgi, ilim.

Bilmek Bir şeyi anlamış veya öğrenmiş bulunmak.

Cehalet "Benim ülkemde, şok edici bir düzeyde matematiksel cehalet var."

Eğitim İnsanın yeteneklerinin, özellikle ahlak yetilerinin geliştirilmesi için ona yön ve biçim verilmesi; bu yolda yapılan bilinçli ya da bilinçsiz etkilerin tümü.

Genellemek Varlıklar veya olaylar arasındaki benzerlik bağıntılarını bir düşüncede toplamak, tamim etmek