Bahane

Bir şeyin gerçek sebebi gizlenerek ileri sürülen uydurma sebep.

"Birtakım bahanelerle elimden kurtulacağını mı sanıyorsun?" - A. M. Dranas

Bahane, suç, utanç, yargılamak, zayıflık

Bahane, suç, utanç, yargılamak, zayıflık

Bahane konusunda özlüsözler

Bahane

"Insanlar kendi durumlarıyla ilgili olarak her zaman koşulları suçlar. Ben koşullara inanmam. Bu dünyada yol alan kişiler, ayağa kalkıp istedikleri koşulları arayan ve bulamadıklarında yaratan insanlardır."

Bahane
Bahane

"Evinizin eşiğini temizlemeden komşunuzun damındaki karlardan şikayet etmeyiniz."

Bahane Çalışmak Eleştiri
Bahane

"Aşk köprü kurmaktır. Insanlar köprü kuracakları yerde, duvar ördükleri için yalnız kalırlar."

Aşk Bahane Arkadaşlık Asosyallik Yalnızlık

Tamamlayıcı Konular

Hata İstemeyerek ve bilmeyerek yapılan yanlış.

Mazeret Bir şeyden kurtulmak veya kaçınmak için ileri sürülen gerekçe, bahane.

Adalet Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme

Affetmek Hoşgörü ile karşılamak, mazur görmek, bağışlamak.

Ahlak Bir toplum içinde kişilerin uymak zorunda oldukları davranış biçimleri ve kuralları.

Aldatmak Beklenmedik bir davranışla yanıltmak.

Asilik Yasalara veya kişilere başkaldırıcı, karşı olma hali.

Günah Cezayı gerektiren eylem. Dine aykırı iş.

Kusur Bilerek veya bilmeyerek bir işi gereği gibi yapmamak.

Suç Yasalara veya ahlak kurallarına aykırı davranış.

Utanç Hatalı bir davranış sonucu ortaya çıkan utanma duygusu.

Yargılamak Bir karara varmak için davalı ile davacıyı dinlemek.

Eleştiri Bir insanı, bir eseri, bir konuyu doğru ve yanlış yanlarını bulup göstermek amacıyla inceleme işi, tenkit.

Zayıflık Bir konuda yeterli olamamak, şartları sağlayamamak.

Ihtiyaç