Bilmek

Bir şeyi anlamış veya öğrenmiş bulunmak.

"Bunu bilmek içimi kederle dolduruyordu." - A. Ağaoğlu

Bilmek, bilgi, bilinç

Bilmek, bilgi, bilinç

Bilmek konusunda özlüsözler

Bilmek

"Gerçeğin peşinde giderken doğru anlamadığımız kavramların bizi yanlış yönlendirmesinden kaçınmalıyız. Bu temel bakışaçısıdır. Nerdeyse tüm filozoflar dikkat çekmektedir ki birazcık gözlemleyin."

Gözlemlemek Önyargı Gerçek Bilim Bilmek
Bilmek

"Çok gezmek ve çok bilmek aslında dış dünyamızı değil iç dünyamızı tanımamızı sağlıyor. Kendimizi tanıdığımızda da evreni tanıyabiliyoruz."

Görmek Bilmek Kendini Bilmek Doğa
Bilmek

"Çok gezmek ve çok bilmek aslında dış dünyamızı değil iç dünyamızı tanımamızı sağlıyor. Kendimizi tanıdığımızda da evreni tanıyabiliyoruz."

Bilgelik Bilmek Kendini Bilmek Evren Psikoloji Görmek Gözlemlemek Gerçek
Bilmek

"Tabii ki bir insanı sevebilirsiniz, eğer onu yeterince tanımıyorsanız."

Sevgi Bilmek Arkadaşlık
Bilmek
Bilmek

"Bildiğimizi zannetmemiz öğrenmemizin en büyük düşmanı olmuştur."

Bilmek Öğrenmek Öğretmek
Bilmek

"Biz hiçbir şey bilemeyiz. Doğru ancak gerçeğin derinliğinde bulunabilir."

Gerçek Bilmek
Bilmek

"İnsanlar yaptıklarını ve niçin yaptıklarını genellikle biliyorlar; Fakat ne yaptıklarını bilmiyorlar."

Bilmek Farkındalık Kendini Bilmek
Bilmek

"Ben peygamber değilim. Benim işim duvar olan yerlere pencereler açmaktır."

Öğüt Aydınlanma Görmek Bilinç Bilmek Öğretmek
Bilmek

"Eğer bir insan bir işe kesin olarak, "ben biliyorum" iddiası ile başlarsa, şüphe ile son bulur. Fakat eğer o şüphe ile başlamaya razı olursa, sonunda gerçeği bulacaktır."

Bilmek Şüphe Gerçek
Bilmek

"Bildiğini bilenin arkasından gidiniz, bildiğini bilmeyeni uyarınız, bilmediğini bilene öğretiniz, bilmediğini bilmeyenden kaçınız."

Bilmek Farkındalık Bilgi Bilgelik
Bilmek

"Aşkta olduğu gibi dostlukta da, insan bildiği şeylerden çok bilmedikleri yüzünden mutludur"

Aşk Dost Bilmek Mutluluk
Bilmek

"Çocukların kör karanlıktan korktuğu gibi bizde aydınlıktan korkarız, çocukların karanlıktan dehşetle beklediklerinden daha korkunç olmayan şeylerden."

Aydınlanma Bilmek Korku
Bilmek

"Ne kadar az bilirseniz, onu o kadar şiddetle savunursunuz."

Bilgi Bilmek Savaş
Bilmek

"Kitapsız hayat kör, sağır ve dilsiz hayattır."

Kitap Bilmek Bilgi Bilinç
Bilmek

"Bir şeyi gerçekten bilmek onu anlamakla olur."

Anlamak Bilmek
Bilmek

"Tek gerçek bilgelik, hiçbir şey bilmediğinizi bilmektir."

Bilgelik Bilmek

Tamamlayıcı Konular

Kendini Bilmek İnsanin kapasitesinden haberdar olması. Kendini tanıyarak yapabileceklerini önceden kestirebilmesi ve ona uygun davranması.

Cehalet "Benim ülkemde, şok edici bir düzeyde matematiksel cehalet var."

Felsefe Varlık, anlam gibi sorunların araştırılmasına yönelik düşünsel etkinlikler.

Aldatmak Beklenmedik bir davranışla yanıltmak.

Fikir Düşünce, mülahaza, mütalaa.

Anlamak Bir şeyin ne demek olduğunu, neye işaret ettiğini kavramak.

Hayvan Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık.

Bilim Evrenin veya olayların bir bölümünü konu olarak seçen, deneye dayanan yöntemler ve gerçeklikten yararlanarak sonuç çıkarmaya çalışan düzenli bilgi, ilim.

Inanmak Bir şeyin varlığını, doğruluğunu kabul etmek.

Ego Ben

Farkındalık Farkında olma durumu, bilinç.

Bilgi İnsan aklının erebileceği olgu, gerçek ve ilkelerin bütünü, bili, malumat.

Iletişim Duygu, düşünce veya bilgilerin akla gelebilecek her türlü yolla başkalarına aktarılması, bildirişim, haberleşme, komünikasyon.

Aydınlanma Bir sorun üzerine gereği kadar bilgi edinmek, tenevvür etmek.

Bilinç Algı ve bilgilerin zihinde duru ve aydınlık olarak izlenme süreci, şuur.

Bilgelik Bilgili, iyi ahlaklı, olgun ve örnek kimse olmak.

Teknoloji

Tutarlılık Benzer durumlarda benzer ve uyumlu tepkilerin verilmesi.

Akıl Düşünme, anlama ve kavrama gücü, us.

Algı Bir şeye dikkati yönelterek o şeyin bilincine varma, idrak.

Gerçek Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, hakiki

Görmek Belirli bir zamanın içinde bir olaya tanık olmak, yaşamak.

Gözlemlemek Dış dünyadaki bir şeyi iyi bilmek için dikkati onun üzerinde tutmak, müşahede etmek.

Düşünce Uzay ve zamanın ötesinde, öznenin dışında, kendiliğinden var olan, duyularla değil, yalnızca ruhen algılanabilen asıl gerçeklik.

İrade Bir şeyi yapıp yapmamaya karar verme gücü.

Eğitim İnsanın yeteneklerinin, özellikle ahlak yetilerinin geliştirilmesi için ona yön ve biçim verilmesi; bu yolda yapılan bilinçli ya da bilinçsiz etkilerin tümü.