Çıkar

Dolaylı bir biçimde elde edilen kazan.

Bu senin çıkarın için. - This is for your benefit.

Çıkar, kazanç, menfaat, yarar, fayda, kar, avantaj, ayrıcalık

Çıkar, kazanç, menfaat, yarar, fayda, kar, avantaj, ayrıcalık

Çıkar konusunda özlüsözler

Çıkar

"Hızımızı artırdık, ama bunun tutsağı oIduk. BoIIuk getiren makineIeşme bizi yoksuI kıIdı. Edindiğimiz biIgiIer bizi çıkarcı yaptı, zekâmızı da katı ve acımasız."

Hırs Zeka Medeniyet Uygarlık Çıkar Yoksunluk
Çıkar

"Bir insan hakları için değil, çıkarları için daha büyük bir savaş verir."

Çatışmak Çıkar Adalet Mücadele

Tamamlayıcı Konular

Ticaret Kazanç amacıyla yürütülen alım satım etkinliği.

Yardım Kendi gücünü ve imkânlarını başka birinin iyiliği için kullanma.

Özel Olmak Yalnız bir kişiye, bir şeye ait veya ilişkin olan.