Çözüm

Bir sorunun çözülmesinden alınan sonuç, hal.

I found a solution. - Bir çözüm buldum.

Albert Einstein sagte einmal: „Esperanto ist die beste Lösung für die Idee einer internationalen Sprache.“ - Albert Einstein vaktiyle 'Esperanto evrensel bir dil fikri için en iyi çözüm' demişti.

Çözüm, çare, çalışmak, yanıt, cevap, sonuç, analiz

Çözüm, çare, çalışmak, yanıt, cevap, sonuç, analiz

Çözüm konusunda özlüsözler

Çözüm

"Ya bir yol bulacaksınız, ya bir yol yapacaksınız, ya da yoldan çekileceksiniz."

Çalışmak Çözüm Eleştiri Fedakarlık
Çözüm

"Sorunlar, onları yaratanların mantığı ile çözümlenemez."

Sorun Çözüm
Çözüm

"Derin olan kuyu değil,kısa olan iptir."

Çözüm Iyimserlik

Tamamlayıcı Konular

Affetmek Hoşgörü ile karşılamak, mazur görmek, bağışlamak.

Gerçek Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, hakiki

Yardım Kendi gücünü ve imkânlarını başka birinin iyiliği için kullanma.

Çalışmak Bir şeyi oluşturmak veya ortaya çıkarmak için emek harcamak

Azim Bir işteki engelleri yenme kararlılığı.

Başarı Bir işi istenilen bir biçimde bitirmek, muvaffak olmak.

Adanmak Kendini bir dava ya da düşünce uğruna bilinçli olarak harcamaya hazır olmak.

Amaç Ulaşmak istenilen sonuç, maksat.