Deneyim

Bir kimsenin belli bir sürede veya hayat boyu edindiği bilgilerin tamamı.

Harun bilgisayarlarda oldukça deneyimlidir. - Harun has a lot of experience in computers.

Die Geschichte erinnert mich an ein lang zurückliegendes Erlebnis. - The story reminds me of an experience I had long ago.

Deneyim, tecrübe, yaşantı, pratik, ustalık, yaşanmışlık

Deneyim, tecrübe, yaşantı, pratik, ustalık, yaşanmışlık

Deneyim konusunda özlüsözler

Deneyim

"Akıllı adam aklını kullanır. Daha akıllı adam başkalarının da aklını kullanır."

Akıl Araştırmak Bilgelik Bilgi Dahilik Deneyim
Deneyim

"Ulu çamlar fırtınalı diyarlarda yetişir."

Zorluk Zorbalık Başarı Tecrübe Deneyim
Deneyim

"Her insan yalnızca tecrübesine inanır."

Tecrübe Inanç Inanmak Deneyim
Deneyim

"Muhafazakarlık nedir? Eski ve denenmişe hayran olmamak, yeni ve denenmemişe muhalif olmak değil midir?"

Muhafazakarlık Deneyim
Deneyim

"Hiç yanılmadım, 10000 işe yaramayan yol buldum."

Deneyim Çalışmak

Tamamlayıcı Konular

Cahillik Bilgisizlik veya gençlik, toyluk, deneyimsizlik yüzünden işlenen kusur.

Fikir Düşünce, mülahaza, mütalaa.

Gerçek Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, hakiki

Tecrübe Bri konuda daha önce bilgi ve uygulama olarak deneyim sahibi olmak.

Akıl Düşünme, anlama ve kavrama gücü, us.

Fikir Birliği

Ilgi Belirli bir olay veya etkinliğe yakınlık duyma, ondan hoşlanma ve ona öncelik tanıma.

Kabiliyet Yetenek, kudret, yapabilme gücü.yetenek

Yetenek Bir duruma uyma konusunda organizmada bulunan ve doğuştan gelen güç.