Diktatörlük

Egemen ve mutlak siyasi bir gücün, bir veya birçok kişinin oluşturduğu bir yürütme organınca, denetimsiz olarak yürütüldüğü siyasi düzen.

Myanmar is ruled by a military dictatorship. - Myanmar askeri bir diktatörlük tarafından yönetiliyor.

Da der Kommunismus ausgedient hat und die Diktatur des Proletariats Geschichte ist, bewährt sich der Kapitalismus bisher bestens, obwohl er an sich noch eine Bedrohung für die Menschheit ist. - Since communism became obsolete and the dictatorship of the proletariat is out of date, capitalism proves to be the best so far, even though it itself is still a threat for humanity.

Diktatörlük, despotluk, zorbalık, demokrasi, diktatör, cumhuriyet, zulüm, zalimlik, fikir özgürlüğü, otokrasi

Diktatörlük, despotluk, zorbalık, demokrasi, diktatör, cumhuriyet, zulüm, zalimlik, fikir özgürlüğü, otokrasi

Diktatörlük konusunda özlüsözler

Diktatörlük

"İyi muâmele edildiği yerde azınlıklar erirler."

Milliyetçilik Demokrasi Diktatörlük Fikir Özgürlüğü
Diktatörlük
Diktatörlük

"Uygarlık tarihimiz boyunca, iki gelenek, iki karşıt eğilim çatışmaktadır: Roma geleneği ve popüler gelenek, imparatorluk geleneği ve federalist gelenek, otoriter gelenek ve liberter gelenek."

Anarşizm Kapitalizm Muhafazakarlık Liberalizm Diktatörlük Devlet Devrimcilik

Tamamlayıcı Konular

Fikir Özgürlüğü

Zorbalık Zorbaca davranış.

Irkçılık İnsanların toplumsal özelliklerini biyolojik, ırksal özelliklerine indirgeyerek bir ırkın başka ırklara üstün olduğunu öne süren öğreti.

Faşizm

Acı Çekmek Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.

Adalet Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme

Affetmek Hoşgörü ile karşılamak, mazur görmek, bağışlamak.

Asilik Yasalara veya kişilere başkaldırıcı, karşı olma hali.

Demokrasi Halkın egemenliği temeline dayanan yönetim biçimi.

Iktidar Bir işi yapabilme gücü.

Devlet Toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlık.

Zulüm Güçlü bir kimsenin yasaya veya vicdana aykırı olarak başkasını uğrattığı kötü durum.

Baskı Hak ve özgürlükleri kısıtlayarak zor altında bulundurma durumu, tahakküm.

Düşmanlık Düşmanca duygu veya davranış.

Fikir Birliği

Emretmek Buyurmak, emir vermek.

Fikir Düşünce, mülahaza, mütalaa.