Fikir Özgürlüğü

Fikir Özgürlüğü, demokrasi, diktatörlük, dinlemek, eleştiri, eşitlik, farklılık, konuşmak, önyargı, zulüm, zorbalık, yönetmek, adalet, bağımsızlık, baskı, hoşgörü, liberalizm, özgürlük, politika, toplum

Fikir Özgürlüğü, demokrasi, diktatörlük, dinlemek, eleştiri, eşitlik, farklılık, konuşmak, önyargı, zulüm, zorbalık, yönetmek, adalet, bağımsızlık, baskı, hoşgörü, liberalizm, özgürlük, politika, toplum

Fikir Özgürlüğü konusunda özlüsözler

Fikir Özgürlüğü

"İzmler idrakimize giydirilen deli gömlekleridir."

Fikir Birliği Fikir Özgürlüğü Medeniyet
Fikir Özgürlüğü

"Büyük düşünceler, daima sıradan düşünenlerin şiddetli tepkisine hedef olur."

Düşünmek Fikir Fikir Özgürlüğü
Fikir Özgürlüğü

"İyi muâmele edildiği yerde azınlıklar erirler."

Milliyetçilik Demokrasi Diktatörlük Fikir Özgürlüğü
Fikir Özgürlüğü

"Bir ülkede adaletin varlığı kişinin kendini özgürce ifade etmesinden anlaşılır. Bir ülkede adaletsizliğin varlığı ise kişilerin başına buyruk davranışından anlaşılır. Iyi insanlar sorunları önlemek için çaba sarf ederler."

Adalet Özgürlük Fikir Özgürlüğü Iyilik Davranış
Fikir Özgürlüğü
Fikir Özgürlüğü

"Fikirlerinizden nefret ediyorum. Ama onları savunabilmeniz için hayatımı feda etmeye hazırım."

Fikir Özgürlüğü Özgürlük Demokrasi

Tamamlayıcı Konular

Fikir Birliği

Emretmek Buyurmak, emir vermek.

Irkçılık İnsanların toplumsal özelliklerini biyolojik, ırksal özelliklerine indirgeyerek bir ırkın başka ırklara üstün olduğunu öne süren öğreti.

Demokrasi Halkın egemenliği temeline dayanan yönetim biçimi.

Diktatörlük Egemen ve mutlak siyasi bir gücün, bir veya birçok kişinin oluşturduğu bir yürütme organınca, denetimsiz olarak yürütüldüğü siyasi düzen.

Fikir Düşünce, mülahaza, mütalaa.

Iktidar Bir işi yapabilme gücü.

Zorbalık Zorbaca davranış.

Faşizm

Dinlemek İşitmek için kulak vermek

Duymak Bilgi almak, öğrenmek, haber almak, işitmek

Iletişim Duygu, düşünce veya bilgilerin akla gelebilecek her türlü yolla başkalarına aktarılması, bildirişim, haberleşme, komünikasyon.

Itaat Alınan emre uymak. Söz dinlemek. İnkıyad etmek. Boyun eğmek. Amirin meşru emirlerini dinleyip ona göre hareket etmek.

Önemsemek Önemli saymak.

Eleştiri Bir insanı, bir eseri, bir konuyu doğru ve yanlış yanlarını bulup göstermek amacıyla inceleme işi, tenkit.

Ahlak Bir toplum içinde kişilerin uymak zorunda oldukları davranış biçimleri ve kuralları.

Ayıplamak Yapılan bir işin kötü olduğunu belirtir bir biçimde söz söylemek, kınamak.

Hata İstemeyerek ve bilmeyerek yapılan yanlış.

Eşitlik Bedensel, ruhsal başkalıkları ne olursa olsun, insanlar arasında toplumsal ve siyasi haklar yönünden ayrım bulunmaması durumu.

Farklılık Eşitsizlik hali; fark.

Benzemek İki kişi veya nesne arasında birbirini andıracak kadar ortak nitelikler bulunmak, andırmak

Değişim Bir zaman dilimi içindeki değişikliklerin bütünü.

Genellemek Varlıklar veya olaylar arasındaki benzerlik bağıntılarını bir düşüncede toplamak, tamim etmek

Konuşmak Düşüncesini herhangi bir araç kullanarak anlatmak.

İnsan

Söz Bir düşünceyi eksiksiz olarak anlatan kelime dizisi.

Tartışmak Bir konu üzerinde, birbirine ters olan görüş ve inançları karşılıklı savunmak.

Önyargı Konu hakkında yeterli bilgi sahibi olmadan peşin hüküm vermek.

Zulüm Güçlü bir kimsenin yasaya veya vicdana aykırı olarak başkasını uğrattığı kötü durum.

Affetmek Hoşgörü ile karşılamak, mazur görmek, bağışlamak.

Baskı Hak ve özgürlükleri kısıtlayarak zor altında bulundurma durumu, tahakküm.

Düşmanlık Düşmanca duygu veya davranış.

Acı Çekmek Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.

Adalet Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme

Asilik Yasalara veya kişilere başkaldırıcı, karşı olma hali.

Yönetmek Yasalara, kurallara veya belli şartlara uygun biçimde çalışmayı sağlamak.

Güç Fizik, düşünce ve ahlak yönünden bir etki yapabilme veya bir etkiye direnebilme yeteneği, kuvvet.

Günah Cezayı gerektiren eylem. Dine aykırı iş.

Haksızlık Hak ve adalete aykırılık.

İntikam Öç almak. Hınç ve acı çıkarmak.

Bağımsızlık Davranışlarını, tutumunu, girişimlerini herhangi bir gücün etkisinde kalmadan düzenleyebilme.

Milli Irade Ulusça kullanılan ve hiçbir gücün etkileyemeyeceği kuvvet.

Zorlamak Birine bir şey yaptırmak amacıyla güç kullanmak, boyun eğdirmeye çalışmak.

Hoşgörü Her şeyi anlayışla karşılayarak olabildiği kadar hoş görme durumu, müsamaha, tolerans.

Anlayış İstenilen veya söylenilen bir şeyi hoşgörüyle karşılamak, hâlden anlamak.

Barış Anlaşmak, uyum, karşılıklı anlayış ve hoşgörü ile oluşturulan ortam.

Liberalizm Siyasal özgürlüklerde ve ekonomik sorunlarda genişlik ve serbestlik ifade eden öğreti.

Anarşizm Kişi özgürlüğünü amaç edinen, devlet, din ve kişi gibi tüm otoriteleri reddeden felsefi düşünce.

Özgürlük Herhangi bir kısıtlamaya, zorlamaya bağlı olmaksızın düşünme veya davranma, herhangi bir şarta bağlı olmama durumu.

Tutsaklık Özgürlüğü kısıtlayıcı durum altında tutulmak.

Politika Devlet işlerini yürütme ve yönetme; bir amaca varmak için izlenen yöntem.

Devletçilik Bir milletin yönetimle ve ekonomiyle ilgili işlevlerinin devletçe birleşik bir yönetim altında bütünleştirilmesi siyaseti ve öğretisi.

Komünizm Komünizm veya komünistlik, sosyal örgütlenme üzerine bir kuramsal sistem ve üretim araçlarının ortak mülkiyetine dayalı bir politik harekettir.

Toplum Aynı toprak parçası üzerinde bir arada yaşayan ve temel çıkarlarını sağlamak için iş birliği yapan insanların tümü.

Aile Evlilik ve kan bağına dayanan, karı, koca, çocuklar, kardeşler arasındaki ilişkilerin oluşturduğu toplum içindeki en küçük birlik.

Arkadaşlık Arkadaş olma durumu, arkadaşa yakışır davranış, omuzdaşlık, ünsiyet.

Evlilik Evli olma durumu.

Millet Çoğunlukla aynı topraklar üzerinde yaşayan, aralarında dil, tarih, duygu, ülkü, gelenek ve görenek birliği olan insan topluluğu, ulus.