Fikir

Düşünce, mülahaza, mütalaa.

"İşimizi, gücümüzü bırakmış olmak düşüncesini bir vazife yapmakta olduğumuz fikri susturuyordu."- M. Ş. Esendal

Fikir, akıl, algı, düşünce, aptallık, aydınlanma, bilgelik, bilinç, bilmek, cahillik, dahilik, deha, deneyim, Fikir Özgürlüğü, öğüt, söz, zeka

Fikir, akıl, algı, düşünce, aptallık, aydınlanma, bilgelik, bilinç, bilmek, cahillik, dahilik, deha, deneyim, Fikir Özgürlüğü, öğüt, söz, zeka

Fikir konusunda özlüsözler

Fikir

"Eskimiş fikirler paslanmış çivilere benzer, söküp atmak çok güçtür."

Düşünce Fikir Eğitim Bilgi Dinlemek Geçmiş Inanmak Inanç Muhafazakarlık
Fikir

"Insan için kültür, vücut için ekmek kadar önemlidir."

Kültür Bilim Bilgi Fikir Hayatın Anlamı İnsan Medeniyet
Fikir

"Bir düşüncenin derinliği; göze aldığı tehlikenin boyutudur. Ya düşüncenin mimarı olarak ölürüz ya da düşünmekten vazgeçeriz."

Düşünce Fikir
Fikir

"Büyük düşünceler, daima sıradan düşünenlerin şiddetli tepkisine hedef olur."

Düşünmek Fikir Fikir Özgürlüğü
Fikir

"Söylediklerinize dikkat edin, düşüncelere dönüşür... Düşüncelerinize dikkat edin, duygularınıza dönüşür... Duygularınıza dikkat edin, davranışlarınıza dönüşür... Davranışlarınıza dikkat edin, alışkanlıklarınıza dönüşür... Alışkanlıklarınıza dikkat edin, değerlerinize dönüşür... Değerlerinize dikkat edin, karakterinize dönüşür... Karakterinize dikkat edin, kaderinize dönüşür."

Konuşmak Düşünmek Fikir Duygu Davranış Alışkanlık Değer Karakter Kader
Fikir

"Kitaplar, insana, orijinal olduğunu sandığı düşüncelerinin hiç de yeni olmadığını göstermek için vardır."

Kitap Fikir Düşünce
Fikir

"Her fikir kabul edilene kadar üç aşamadan geçer: Ilkinde gülünç duruma düşürülür. Ikincisinde ona karşı mücadele edilir. Üçüncüsünde tabii sayılır."

Fikir

Tamamlayıcı Konular

Fikir Birliği

Fikir Özgürlüğü

Akıl Düşünme, anlama ve kavrama gücü, us.

Genellemek Varlıklar veya olaylar arasındaki benzerlik bağıntılarını bir düşüncede toplamak, tamim etmek

Emretmek Buyurmak, emir vermek.

Ilgi Belirli bir olay veya etkinliğe yakınlık duyma, ondan hoşlanma ve ona öncelik tanıma.

Demokrasi Halkın egemenliği temeline dayanan yönetim biçimi.

Öğüt Bir kimseye yapması veya yapmaması gereken şeyler için söylenen söz.

Diktatörlük Egemen ve mutlak siyasi bir gücün, bir veya birçok kişinin oluşturduğu bir yürütme organınca, denetimsiz olarak yürütüldüğü siyasi düzen.

Irkçılık İnsanların toplumsal özelliklerini biyolojik, ırksal özelliklerine indirgeyerek bir ırkın başka ırklara üstün olduğunu öne süren öğreti.

Düşünce Uzay ve zamanın ötesinde, öznenin dışında, kendiliğinden var olan, duyularla değil, yalnızca ruhen algılanabilen asıl gerçeklik.

Zeka İnsanın düşünme, akıl yürütme, objektif gerçekleri algılama, yargılama ve sonuç çıkarma yeteneklerinin tamamı.

Düşünmek Aklından geçirmek, göz önüne getirmek.

Hayvan Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık.

İnsan

Algı Bir şeye dikkati yönelterek o şeyin bilincine varma, idrak.

Görmek Belirli bir zamanın içinde bir olaya tanık olmak, yaşamak.

Gözlemlemek Dış dünyadaki bir şeyi iyi bilmek için dikkati onun üzerinde tutmak, müşahede etmek.

Duymak Bilgi almak, öğrenmek, haber almak, işitmek

Bilinç Algı ve bilgilerin zihinde duru ve aydınlık olarak izlenme süreci, şuur.

Duygu Belirli nesne, olay veya bireylerin insanın iç dünyasında uyandırdığı izlenim.

Hiçlik İnkâr sonucu, gerçekteki özelliklerinin, durumlarının ortadan kaldırılması sonucu bir şeyin var olmayışı, yokluk.

Farkındalık Farkında olma durumu, bilinç.

Gerçek Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, hakiki

Felsefe Varlık, anlam gibi sorunların araştırılmasına yönelik düşünsel etkinlikler.

Aptallık Zekâ yoksunu, alık, ahmakça hareketler.

Delilik Aklını yitirmiş olmak, akli dengesi bozulmak.

Düşüncesiz Düşünmeden davranmak.

Hata İstemeyerek ve bilmeyerek yapılan yanlış.

Suç Yasalara veya ahlak kurallarına aykırı davranış.

Aydınlanma Bir sorun üzerine gereği kadar bilgi edinmek, tenevvür etmek.

Bilgelik Bilgili, iyi ahlaklı, olgun ve örnek kimse olmak.

Tutarlılık Benzer durumlarda benzer ve uyumlu tepkilerin verilmesi.

Bilim Evrenin veya olayların bir bölümünü konu olarak seçen, deneye dayanan yöntemler ve gerçeklikten yararlanarak sonuç çıkarmaya çalışan düzenli bilgi, ilim.

Bilmek Bir şeyi anlamış veya öğrenmiş bulunmak.

Cehalet "Benim ülkemde, şok edici bir düzeyde matematiksel cehalet var."

İrade Bir şeyi yapıp yapmamaya karar verme gücü.

Eğitim İnsanın yeteneklerinin, özellikle ahlak yetilerinin geliştirilmesi için ona yön ve biçim verilmesi; bu yolda yapılan bilinçli ya da bilinçsiz etkilerin tümü.

Kendini Bilmek İnsanin kapasitesinden haberdar olması. Kendini tanıyarak yapabileceklerini önceden kestirebilmesi ve ona uygun davranması.

Aldatmak Beklenmedik bir davranışla yanıltmak.

Anlamak Bir şeyin ne demek olduğunu, neye işaret ettiğini kavramak.

Inanmak Bir şeyin varlığını, doğruluğunu kabul etmek.

Ego Ben

Cahillik Bilgisizlik veya gençlik, toyluk, deneyimsizlik yüzünden işlenen kusur.

Dahilik Olağanüstü yeteneği ve yaratıcı gücü olan kimse.

Deha İnsan zekâsının, insan kişiliğinin erişebileceği en yüksek düzey.

Deneyim Bir kimsenin belli bir sürede veya hayat boyu edindiği bilgilerin tamamı.

Tecrübe Bri konuda daha önce bilgi ve uygulama olarak deneyim sahibi olmak.

Itaat Alınan emre uymak. Söz dinlemek. İnkıyad etmek. Boyun eğmek. Amirin meşru emirlerini dinleyip ona göre hareket etmek.

Söz Bir düşünceyi eksiksiz olarak anlatan kelime dizisi.