Genellemek

Varlıklar veya olaylar arasındaki benzerlik bağıntılarını bir düşüncede toplamak, tamim etmek

Genellemek, umumileştirmek, yaygınlaştımak, benzemek, bütünleşmek, denetlemek, eğitim, etkileşim, farklılık, fikir birliği, sıradan olmak, önyargı

Genellemek, umumileştirmek, yaygınlaştımak, benzemek,  bütünleşmek, denetlemek, eğitim, etkileşim, farklılık, fikir birliği, sıradan olmak, önyargı

Genellemek konusunda özlüsözler

Genellemek

"Sizler özel değilsiniz, Sizler güzel ya da eşi benzeri olmayan kar tanesi de değilsiniz, sizler işiniz değilsiniz, sizler paranız kadar değilsiniz, bindiğiniz araba değilsiniz, kredi kartlarınızın limiti değilsiniz, sizler iç çamaşırı değilsiniz, Sizler herkes gibi çürüyen birer organik maddesiniz."

Kapitalizm Kader Demokrasi Uygarlık Farkındalık Genellemek İnsan Kendi Olmak Kendini Bilmek Kişilik Özel Olmak Toplum Sıradanlık Yabancılaşmak
Genellemek

"Eğer herkes gibi değilseniz o zaman anormalsiniz, eğer anormalseniz o zaman hastasınız demektir. Bu üç kategori, yani diğerleri gibi olmamak, normal olmamak ve hasta olmak çok farklıdır; ancak aynı kategoriye indirilmiştir."

Bütünleşmek Genellemek Karakter Normallik Asosyallik
Genellemek

"Bu dahil bütün genellemeler yanlıştır."

Genellemek
Genellemek

"Bilginin özü genelleştirmedir. Mesela ateş, odunun belirli bir şekilde sürtünmesiyle elde edilebilir. Dolayısıyla, odunun sürtünmesinden her zaman ateş çıkacağı anlamını çıkarabiliriz. Bu, bireysel deneyimlerden genelleme yoluyla elde edilen bir bilgidir. Keşif sanatı doğru genellemenin sanatıdır."

Bilgi Bilim Genellemek

Tamamlayıcı Konular

Irkçılık İnsanların toplumsal özelliklerini biyolojik, ırksal özelliklerine indirgeyerek bir ırkın başka ırklara üstün olduğunu öne süren öğreti.

Benzemek İki kişi veya nesne arasında birbirini andıracak kadar ortak nitelikler bulunmak, andırmak

Bütünleşmek Bütün duruma gelmek.

Adanmak Kendini bir dava ya da düşünce uğruna bilinçli olarak harcamaya hazır olmak.

Inanç Bir düşünceye gönülden bağlı bulunma.

Nedensellik Her şeyin bir sebebi vardır ve aynı şartlar altında, aynı nedenler, aynı etkileri doğurur biçiminde özetlenebilen ilke.

Denetlemek Bir işin doğru ve usulüne uygun olarak yapılıp yapılmadığını incelemek.

Eleştiri Bir insanı, bir eseri, bir konuyu doğru ve yanlış yanlarını bulup göstermek amacıyla inceleme işi, tenkit.

Kontrol Bir işin doğru ve usulüne uygun olarak yapılıp yapılmadığını inceleme, denetim, denetleme.

Eğitim İnsanın yeteneklerinin, özellikle ahlak yetilerinin geliştirilmesi için ona yön ve biçim verilmesi; bu yolda yapılan bilinçli ya da bilinçsiz etkilerin tümü.

Aydınlanma Bir sorun üzerine gereği kadar bilgi edinmek, tenevvür etmek.

Etkileşim Birbirini karşılıklı olarak etkileme işi

Duygu Belirli nesne, olay veya bireylerin insanın iç dünyasında uyandırdığı izlenim.

Iletişim Duygu, düşünce veya bilgilerin akla gelebilecek her türlü yolla başkalarına aktarılması, bildirişim, haberleşme, komünikasyon.

Farklılık Eşitsizlik hali; fark.

Değişim Bir zaman dilimi içindeki değişikliklerin bütünü.

Fikir Özgürlüğü

Fikir Birliği

Önyargı Konu hakkında yeterli bilgi sahibi olmadan peşin hüküm vermek.