Gerçek

Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, hakiki

Gerçek, Realite, gerçeklik, algı, bilinç, bilim, tecrübe, çözüm, deneyim, doğruluk, farkındalık, görmek, öğrenmek, sorgulamak, sormak, varoluş, varlık

Gerçek, Realite, gerçeklik, algı, bilinç, bilim, tecrübe, çözüm, deneyim, doğruluk, farkındalık, görmek, öğrenmek, sorgulamak, sormak, varoluş, varlık

Gerçek konusunda özlüsözler

Gerçek

"Bilgeliğin anahtarı sürekli ve sık sorgulamadır. Şüphe ederek sorgulamaya yönlendiriliriz ve sorgulamayla da gerçeğe varırız."

Bilgelik Şüphe Gerçek
Gerçek

"Gerçek; bütün’ün çığlığı, birkaç kişinin ise oyuncağıdır."

Gerçek
Gerçek

"Gerçeğin peşinde giderken doğru anlamadığımız kavramların bizi yanlış yönlendirmesinden kaçınmalıyız. Bu temel bakışaçısıdır. Nerdeyse tüm filozoflar dikkat çekmektedir ki birazcık gözlemleyin."

Gözlemlemek Önyargı Gerçek Bilim Bilmek
Gerçek

"Öfkeyi sevgiyle, kötülüğü iyilikle yen. Açgözlülüğü cömertlikle, yalanı gerçekle yen."

Iyilik Kötülük Açgözlülük Cömertlik Yalan Gerçek
Gerçek

"Fiziksel objelerin aslında kendilerinden gerçekliklerinin olmadığını öğretiyorum, bunların ancak zihnin ürünleri olduğunu söylüyorum, aslında hepsi bir hayaldir. Bunların duyularla algılandığı ve ayırt edildiği doğrudur fakat aslında diğer yandan hiçbirinin kendiliğinden kendi doğaları, gerçeklikleri yoktur. Onlar gerçekte görülmüyorlar ama zihin tarafından tasarımlanıyorlar. Bir bakıma kavranabiliyorlar ama bir bakıma da gerçekte kavranamıyorlar."

Varlık Hayal Hayal Gücü Duygu Gerçek
Gerçek

"Gerçek tesadüfidir."

Gerçek
Gerçek

"Yaşanan gerçeğin törpülenmş halidir."

Gerçek Varlık
Gerçek

"Çok gezmek ve çok bilmek aslında dış dünyamızı değil iç dünyamızı tanımamızı sağlıyor. Kendimizi tanıdığımızda da evreni tanıyabiliyoruz."

Bilgelik Bilmek Kendini Bilmek Evren Psikoloji Görmek Gözlemlemek Gerçek
Gerçek

"Hiçbir şey gerçek kadar sıkıcı olamaz."

Gerçek
Gerçek

"Duyularımız bize asla gerçeği gösteremez, ancak edindikleri algıyı yansıtırlar. Gerçek, duyularımızın çok ötesinde bir şey olmalı."

Algı Duymak Gerçek Görmek
Gerçek

"Atomlar ve boşluktan başka hiçbir şey yoktur; geri kalan her şey sadece varsayımdır."

Algı Gerçek
Gerçek

"Biz hiçbir şey bilemeyiz. Doğru ancak gerçeğin derinliğinde bulunabilir."

Gerçek Bilmek
Gerçek

"Yalanın faydası bir defa içindir, gerçeğin faydası ise sonsuz ve ölümsüz."

Yalan Gerçek
Gerçek

"Güler yüzle söylenen bir yalanı bir anda yuttuğumuz halde, acı gerçeği ancak damla damla yutarız."

Yalan Güleryüz Kabullenmek Gerçek
Gerçek

"Bu dünyada değeri olan yalnızca üç şey vardır: Doğruluk, Güzellik ve Gerçek."

Doğruluk Güzellik Gerçek Değer
Gerçek

"Eğer bir insan bir işe kesin olarak, "ben biliyorum" iddiası ile başlarsa, şüphe ile son bulur. Fakat eğer o şüphe ile başlamaya razı olursa, sonunda gerçeği bulacaktır."

Bilmek Şüphe Gerçek
Gerçek

"Iki gerçek birbiriyle asla çelişmez."

Gerçek
Gerçek

"Gerçeği arayanlara güven ve onların bulduklarından şüphe et."

Gerçek Bilgelik
Gerçek

"Her akli olan gerçektir, her gerçek olan aklidir."

Akıl Mantık Gerçek
Gerçek

"Gerçekler yok olmaz çünkü göz ardı edilirler."

Gerçek Yok Olmak
Gerçek

"Gerçeği biliyorsun ve gerçek seni kızdırıyor."

Gerçek Öfke
Gerçek

"Hayat bir keşiftir ve ne kadar çok seyahat edersek o kadar çok gerçeği anlayabiliriz. Kapımızdaki şeyleri anlamak, ötesinde olanları anlamak için en iyi hazırlıktır."

Hayat Hayatın Anlamı Gerçek
Gerçek

"Gerçeği bilenler ile onu sevenler hiçbir zaman eşit değildirler."

Gerçek
Gerçek

"Yalan söyleyemeyen, gerçeğin ne olduğunu bilemez."

Yalan Gerçek
Gerçek

"Eğer hata tespit edildiği an düzeltilirse, bu yöntem gerçeği bulmanın yoludur."

Gerçek Hata Bilim
Gerçek

"Gerçek, onu arzu etmeyenin boğazına sarılan bir fahişe değildir. Hatta o kadar çekingen bir güzeldir ki, onun için herşeyini feda etmiş olan bile onun lütufundan emin olamaz."

Gerçek

Tamamlayıcı Konular

Akıl Düşünme, anlama ve kavrama gücü, us.

Düş Görmek Gerçek olmayan şey, imge. Gerçekleşmesi istenen şey, umut.

Hayal Zihinde tasarlanan, canlandırılan ve gerçekleşmesi özlenen şey, düş, imge, hülya.

Inanmak Bir şeyin varlığını, doğruluğunu kabul etmek.

Algı Bir şeye dikkati yönelterek o şeyin bilincine varma, idrak.

Görmek Belirli bir zamanın içinde bir olaya tanık olmak, yaşamak.

Gözlemlemek Dış dünyadaki bir şeyi iyi bilmek için dikkati onun üzerinde tutmak, müşahede etmek.

Duymak Bilgi almak, öğrenmek, haber almak, işitmek

Bilinç Algı ve bilgilerin zihinde duru ve aydınlık olarak izlenme süreci, şuur.

Duygu Belirli nesne, olay veya bireylerin insanın iç dünyasında uyandırdığı izlenim.

Hiçlik İnkâr sonucu, gerçekteki özelliklerinin, durumlarının ortadan kaldırılması sonucu bir şeyin var olmayışı, yokluk.

Düşünce Uzay ve zamanın ötesinde, öznenin dışında, kendiliğinden var olan, duyularla değil, yalnızca ruhen algılanabilen asıl gerçeklik.

Farkındalık Farkında olma durumu, bilinç.

Fikir Düşünce, mülahaza, mütalaa.

Tutarlılık Benzer durumlarda benzer ve uyumlu tepkilerin verilmesi.

Felsefe Varlık, anlam gibi sorunların araştırılmasına yönelik düşünsel etkinlikler.

Bilim Evrenin veya olayların bir bölümünü konu olarak seçen, deneye dayanan yöntemler ve gerçeklikten yararlanarak sonuç çıkarmaya çalışan düzenli bilgi, ilim.

Bilmek Bir şeyi anlamış veya öğrenmiş bulunmak.

Cehalet "Benim ülkemde, şok edici bir düzeyde matematiksel cehalet var."

İrade Bir şeyi yapıp yapmamaya karar verme gücü.

Eğitim İnsanın yeteneklerinin, özellikle ahlak yetilerinin geliştirilmesi için ona yön ve biçim verilmesi; bu yolda yapılan bilinçli ya da bilinçsiz etkilerin tümü.

Bilgi İnsan aklının erebileceği olgu, gerçek ve ilkelerin bütünü, bili, malumat.

Evrim Teorisi

Teknoloji

Tecrübe Bri konuda daha önce bilgi ve uygulama olarak deneyim sahibi olmak.

Cahillik Bilgisizlik veya gençlik, toyluk, deneyimsizlik yüzünden işlenen kusur.

Deneyim Bir kimsenin belli bir sürede veya hayat boyu edindiği bilgilerin tamamı.

Fikir Birliği

Ilgi Belirli bir olay veya etkinliğe yakınlık duyma, ondan hoşlanma ve ona öncelik tanıma.

Çözüm Bir sorunun çözülmesinden alınan sonuç, hal.

Affetmek Hoşgörü ile karşılamak, mazur görmek, bağışlamak.

Doğruluk Doğru ve dürüst olma durumu, doğru olana yakışır davranış.

Ahlak Bir toplum içinde kişilerin uymak zorunda oldukları davranış biçimleri ve kuralları.

Günah Cezayı gerektiren eylem. Dine aykırı iş.

Hayatın Anlamı

Düşünmek Aklından geçirmek, göz önüne getirmek.

Hayal Gücü

Iletişim Duygu, düşünce veya bilgilerin akla gelebilecek her türlü yolla başkalarına aktarılması, bildirişim, haberleşme, komünikasyon.

Kaybetmek Yenik düşmek, yenilmek.

Küçümsemek Değer ve önem vermemek, küçük görmek.

Öğrenmek Yetenek, beceri kazanmak için yapılan faaliyetler.

Sormak Birine soru yönelterek herhangi bir konuda ondan bilgi istemek.

Adalet Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme

Araştırmak Bir gerçeği ortaya çıkarmak için aramalarda bulunmak, sormak, soruşturmak.

Etkileşim Birbirini karşılıklı olarak etkileme işi

Varlık Var olma durumu.

Evren Gök varlıklarının bütünü, kâinat, kozmos.

Nedensellik Her şeyin bir sebebi vardır ve aynı şartlar altında, aynı nedenler, aynı etkileri doğurur biçiminde özetlenebilen ilke.