Hayvan

Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık.

This animal is mine. - Bu hayvan benim

Hayvan, akıl, bilmek, davranış, medeniyet, düşünmek, içgüdü,

Hayvan, akıl, bilmek, davranış, medeniyet, düşünmek, içgüdü,

Hayvan konusunda özlüsözler

Hayvan

"Hayvana geri dönülüyor. Böylesi, insanca yaşamaktan çok daha kolay... Herkes sürüye katıldığından ötürü güven içerisinde, kentlerin yollarından geçip işe, yemliklerin başına ve eğlenceye gidiyor. Tıpkı büroda olduğu gibi, sınırları iyice çizilmiş bir yaşam. Böylesi bir yaşamda mucizeler değil, yalnızca kullanma talimatları, doldurulacak başvuru formları ve kurallar var. Özgürlükten ve sorumluluktan korkuluyor. O nedenle insanlar, kendi yaptıkları parmaklıkların ardında boğulmayı yeğliyorlar."

Hayvan İnsan Özgürlük Medeniyet
Hayvan

"Insanın yeryüzündeki en zayıf hayvan olduğu kabul edilmek zorundadır. Ve onun bütün davranışlarının, bütün aidiyetlerinin, gruplaşmalarının temeli budur. O kendisinden daha büyük bir şeyin parçası olmak zorundadır; ancak o zaman kendisini güvende hisseder."

İnsan Hayvan Psikoloji Toplum
Hayvan

"İnsan diğer varlıkların acımasız yok edicisi olduğu sürece sağlık ya da barış nedir bilmeyecektir. İnsanlar hayvanları katlettiği sürece birbirlerini öldürecekler. Cinayet ve acı tohumları eken sevinç ve sevgi biçemez."

Barış Ölüm Hayvan Acı Çekmek
Hayvan

"Insanları tanıdığımdan beri hayvanları severim."

İnsan Hayvan

Tamamlayıcı Konular

Akıl Düşünme, anlama ve kavrama gücü, us.

Öğüt Bir kimseye yapması veya yapmaması gereken şeyler için söylenen söz.

Zeka İnsanın düşünme, akıl yürütme, objektif gerçekleri algılama, yargılama ve sonuç çıkarma yeteneklerinin tamamı.

Düşünce Uzay ve zamanın ötesinde, öznenin dışında, kendiliğinden var olan, duyularla değil, yalnızca ruhen algılanabilen asıl gerçeklik.

Düşünmek Aklından geçirmek, göz önüne getirmek.

Fikir Düşünce, mülahaza, mütalaa.

Fikir Birliği

İnsan

Kendini Bilmek İnsanin kapasitesinden haberdar olması. Kendini tanıyarak yapabileceklerini önceden kestirebilmesi ve ona uygun davranması.

Bilmek Bir şeyi anlamış veya öğrenmiş bulunmak.

Cehalet "Benim ülkemde, şok edici bir düzeyde matematiksel cehalet var."

Felsefe Varlık, anlam gibi sorunların araştırılmasına yönelik düşünsel etkinlikler.

Aldatmak Beklenmedik bir davranışla yanıltmak.

Anlamak Bir şeyin ne demek olduğunu, neye işaret ettiğini kavramak.

Bilim Evrenin veya olayların bir bölümünü konu olarak seçen, deneye dayanan yöntemler ve gerçeklikten yararlanarak sonuç çıkarmaya çalışan düzenli bilgi, ilim.

Inanmak Bir şeyin varlığını, doğruluğunu kabul etmek.

Ego Ben

Farkındalık Farkında olma durumu, bilinç.

Davranış Dıştan gözlemlenebilecek tepkilerin toplamı.

Medeniyet Bir ülke veya toplumun, maddi ve manevi varlıklarının, düşünce, sanat, bilim, teknoloji ürünlerinin tamamını ifade eder.

Teknoloji

Adalet Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme

Aydınlanma Bir sorun üzerine gereği kadar bilgi edinmek, tenevvür etmek.

Uygarlık Bir ülkenin, bir toplumun, maddi ve manevi varlıklarının, fikir, sanat çalışmalarıyla ilgili niteliklerinin tümü, medeniyet.

Demokrasi Halkın egemenliği temeline dayanan yönetim biçimi.

Kültür Tarihsel, toplumsal gelişme süreci içinde yaratılan bütün maddi ve manevi değerler ile bunları yaratmada, sonraki nesillere iletmede kullanılan, insanın doğal ve toplumsal çevresine egemenliğinin ölçüsünü gösteren araçların bütünü, hars, ekin.

Hayal Gücü

Hoşgörü Her şeyi anlayışla karşılayarak olabildiği kadar hoş görme durumu, müsamaha, tolerans.