Iletişim

Duygu, düşünce veya bilgilerin akla gelebilecek her türlü yolla başkalarına aktarılması, bildirişim, haberleşme, komünikasyon.

Iletişim, haberleşme, komünikasyon, Bilgi, Dinlemek, Etkileşim, Gözlemlemek, Görmek, Öğretmek, Öğrenmek, Sormak, varlık

Iletişim, haberleşme, komünikasyon, Bilgi, Dinlemek, Etkileşim, Gözlemlemek, Görmek, Öğretmek, Öğrenmek, Sormak, varlık

Iletişim konusunda özlüsözler

Iletişim

"Insan anlamaya çalışacağına baskı kurar, ilişki kuracağına manipüle eder çünkü birisiyle ilişki kurmak büyük bir anlayış gerektirir."

Anlamak Baskı Değişim Anlaşmak Iletişim

Tamamlayıcı Konular

Etkileşim Birbirini karşılıklı olarak etkileme işi

Bilgi İnsan aklının erebileceği olgu, gerçek ve ilkelerin bütünü, bili, malumat.

Aldatmak Beklenmedik bir davranışla yanıltmak.

Inanmak Bir şeyin varlığını, doğruluğunu kabul etmek.

Aydınlanma Bir sorun üzerine gereği kadar bilgi edinmek, tenevvür etmek.

Bilinç Algı ve bilgilerin zihinde duru ve aydınlık olarak izlenme süreci, şuur.

Bilgelik Bilgili, iyi ahlaklı, olgun ve örnek kimse olmak.

Teknoloji

Bilim Evrenin veya olayların bir bölümünü konu olarak seçen, deneye dayanan yöntemler ve gerçeklikten yararlanarak sonuç çıkarmaya çalışan düzenli bilgi, ilim.

Bilmek Bir şeyi anlamış veya öğrenmiş bulunmak.

Cehalet "Benim ülkemde, şok edici bir düzeyde matematiksel cehalet var."

Dinlemek İşitmek için kulak vermek

Duymak Bilgi almak, öğrenmek, haber almak, işitmek

Fikir Özgürlüğü

Itaat Alınan emre uymak. Söz dinlemek. İnkıyad etmek. Boyun eğmek. Amirin meşru emirlerini dinleyip ona göre hareket etmek.

Önemsemek Önemli saymak.

Duygu Belirli nesne, olay veya bireylerin insanın iç dünyasında uyandırdığı izlenim.

Genellemek Varlıklar veya olaylar arasındaki benzerlik bağıntılarını bir düşüncede toplamak, tamim etmek

Nedensellik Her şeyin bir sebebi vardır ve aynı şartlar altında, aynı nedenler, aynı etkileri doğurur biçiminde özetlenebilen ilke.

Gözlemlemek Dış dünyadaki bir şeyi iyi bilmek için dikkati onun üzerinde tutmak, müşahede etmek.

Görmek Belirli bir zamanın içinde bir olaya tanık olmak, yaşamak.

Düş Görmek Gerçek olmayan şey, imge. Gerçekleşmesi istenen şey, umut.

Hayal Gücü

Akıl Düşünme, anlama ve kavrama gücü, us.

Hayatın Anlamı

Farkındalık Farkında olma durumu, bilinç.

Ilgi Belirli bir olay veya etkinliğe yakınlık duyma, ondan hoşlanma ve ona öncelik tanıma.

Gerçek Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, hakiki

Kaybetmek Yenik düşmek, yenilmek.

Küçümsemek Değer ve önem vermemek, küçük görmek.

Hayal Zihinde tasarlanan, canlandırılan ve gerçekleşmesi özlenen şey, düş, imge, hülya.

Öğretmek İnsan veya hayvana bir konuda bilgi ve beceri kazandırmak.

Eleştiri Bir insanı, bir eseri, bir konuyu doğru ve yanlış yanlarını bulup göstermek amacıyla inceleme işi, tenkit.

Öğrenmek Yetenek, beceri kazanmak için yapılan faaliyetler.

Sormak Birine soru yönelterek herhangi bir konuda ondan bilgi istemek.

Varlık Var olma durumu.