Imkansızlık

İmkânsız olma durumu, olanaksızlık

It's an impossibility. - Bu bir imkansızlık.

Imkansızlık, Yoksunluk, olanaksızlık, Iyimserlik, Nedensellik, Saçmalamak, Yapabilmek

Imkansızlık, Yoksunluk, olanaksızlık, Iyimserlik, Nedensellik, Saçmalamak, Yapabilmek

Imkansızlık konusunda özlüsözler

Imkansızlık

"Aşılmasına imkan olmayan hiçbir duvar yoktur."

Imkansızlık Zorluk Çalışmak Ümit
Imkansızlık

"Fiziksel güçle ve mülkiyetle olan bağlarımı niçin koparıyorum? Çünkü ancak kendimi mahvederek ruhumun gerçek gücünü keşfedebilirim."

Acı Çekmek Anarşizm Aydınlanma Bağımsızlık Uygarlık Bilinç Erdem Imkansızlık Kaybetmek Sadelik Sahip Olmak Varlık Yoksunluk

Tamamlayıcı Konular

Yoksunluk Bir şeyi yapabilmeyi gerektiren ihtiyaçlara sahip olmamak.

Ihtiyaç

Istek Yerine getirilmesi (başkasından) istenilen şey, talep.

Iyimserlik Her şeyi en iyi yanından gören, her durumda iyi bir çıkış yolu uman dünya görüşü, nikbinlik, optimizm.

Affetmek Hoşgörü ile karşılamak, mazur görmek, bağışlamak.

Güleryüz

Hoşgörü Her şeyi anlayışla karşılayarak olabildiği kadar hoş görme durumu, müsamaha, tolerans.

Nedensellik Her şeyin bir sebebi vardır ve aynı şartlar altında, aynı nedenler, aynı etkileri doğurur biçiminde özetlenebilen ilke.

Saçmalamak Anlamsız, gereksiz, tutarsız, saçma sapan sözler söylemek.

Yapabilmek Bir şeyi yapmaya yetecek imkana sahip olmak.

Güç Fizik, düşünce ve ahlak yönünden bir etki yapabilme veya bir etkiye direnebilme yeteneği, kuvvet.

Kabiliyet Yetenek, kudret, yapabilme gücü.yetenek