Istek

Yerine getirilmesi (başkasından) istenilen şey, talep.

İstek reddedildi. - The request was denied.

Istek, Talep, Dilemek, Ihtiyaç, Ilgi, Tamahkarlık, Yoksunluk

Istek, Talep, Dilemek, Ihtiyaç, Ilgi, Tamahkarlık, Yoksunluk

Istek konusunda özlüsözler

Istek

"Isteğin küçük bir zevk verdiğini ve aslında acıya neden olduğunu bilen kişi, bilge kişidir."

Acı Çekmek Istek Bilgelik
Istek

"Hiçbir şey istemeyen, hiçbir umudu olmayan ve hiçbir şeyden korkmayan kişi asla bir sanatçı olamaz."

Istek Sanat Korku
Istek

"Sahip olmak istediklerin, sana sahip olurlar."

Sahip Olmak Biriktirmek Ihtiyaç Istek Mülkiyet
Istek

"Araştırma yapıldığı zaman ancak bilgi artırılabilir; bilgi artırıldığında ancak istek samimi olabilir; istek samimi olduğunda ancak akıl ıslah edilebilir; akıl ıslah edildiğinde ancak özel yaşam iyileştirilebilir; özel yaşam iyileştirildiğinde ancak aile yapısı düzeltilebilir. Aile yapısı düzeltildiğinde ancak devlet düzen içinde yönetilebilir."

Bilim Bilgi Istek Akıl Aile Devlet
Istek

"Tüm istekler ihtiyaçtan, dolayısıyla yoksunluktan, dolayısıyla ızdıraptan doğar."

Acı Çekmek Istek Ihtiyaç Yoksunluk
Istek

"Isteklerimizi sınırlamalıyız, arzularımızı dizginlemeli, öfkemizi bastırmalı, bireyin sahip olmaya değecek şeylerden yalnızca sınırlı bir paya erişebileceği gerçeğini akıldan çıkarmamalıyız."

Arzu Istek Öfke

Tamamlayıcı Konular

İrade Bir şeyi yapıp yapmamaya karar verme gücü.

Arzu İstek, dilek.

Beklenti Gerçekleşmesi beklenen şey.

Dilemek Birinden bir şeyin yapılmasını istemek, rica etmek, arzu etmek

Hayal Zihinde tasarlanan, canlandırılan ve gerçekleşmesi özlenen şey, düş, imge, hülya.

Hırs Sonu gelmeyen istek, aşırı tutku.

Ihtiyaç

Ilgi Belirli bir olay veya etkinliğe yakınlık duyma, ondan hoşlanma ve ona öncelik tanıma.

Düş Görmek Gerçek olmayan şey, imge. Gerçekleşmesi istenen şey, umut.

Sevgi İnsanı bir şeye veya bir kimseye karşı yakın ilgi ve bağlılık göstermeye yönelten duygu.

Açgözlülük Açgözlü olma durumu, doymazlık, gözü doymazlık, harislik, tamah, tamahkarlık

Alçakgönüllülük Alçak gönüllü olma durumu, tevazu, mahviyet, mütevazılık.

Yoksunluk Bir şeyi yapabilmeyi gerektiren ihtiyaçlara sahip olmamak.

Imkansızlık İmkânsız olma durumu, olanaksızlık