Kaos

Düzeni sağlayan araçların etkinliklerini yitirip sistemin başıboş hale gelmesi.

People were created to be loved, things were created to be used. The world is in chaos, because everything is opposite. - İnsanlar sevilmek, nesneler ise kullanılmak için yaratılmıştı. Dünya kaos içinde, çünkü her şey karşıt.

Kaos, anarşi, karışıklık, kargaşa, düzensizlik, karmaşık, keşmekeş

Kaos, anarşi, karışıklık, kargaşa, düzensizlik, karmaşık, keşmekeş

Kaos konusunda özlüsözler

Tamamlayıcı Konular

Ahlak Bir toplum içinde kişilerin uymak zorunda oldukları davranış biçimleri ve kuralları.

Asilik Yasalara veya kişilere başkaldırıcı, karşı olma hali.

Iktidar Bir işi yapabilme gücü.

Dert Araştırılıp öğrenilmesi, düşünülüp çözümlenmesi, bir sonuca bağlanması gereken durum.