Olanak

Yararlanılan uygun şart.

Sie nutzte die Gelegenheit voll aus. - She took full advantage of the opportunity.

Olanak, imkan, olasılık, olanak, ihtimal, olanaklılık, fırsat, şans

Olanak, imkan, olasılık, olanak, ihtimal, olanaklılık, fırsat, şans

Olanak konusunda özlüsözler

Olanak

"Bir şeyi yapmak yalnızca sana zor geliyor diye bunun bir insan için olanaksız olduğunu düşünme. Eğer bir şey insan için olanaklıysa ve insan doğasına uygunsa, senin tarafından da yapılabileceğine inan."

Mazeret Zorluk Olanak İnsan

Tamamlayıcı Konular

Enerji Maddede var olan ve ısı, ışık biçiminde ortaya çıkan güç, erke.

Rastlantı Bilgiye, isteğe, kurala veya belli bir sebebe dayanmaksızın oluveren karşılaşma.

Kumar Para vs. karşılığında oynanılan şans oyunu. Risk altında yapılan girişim.