Önemsemek

Önemli saymak.

Onu önemsemeliyiz - We should heed him.

Der Mann schenkte ihrem lauten Protest keine Beachtung. - The man gave no heed to her loud protest.

Önemsemek, mühimsemek, aldırmak, dikkat etmek, özen, ehemmiyet, dinlemek, kulak vermek

Önemsemek, mühimsemek, aldırmak, dikkat etmek, özen, ehemmiyet, dinlemek, kulak vermek

Önemsemek konusunda özlüsözler

Önemsemek

"Sevgi, sevdiğimiz şeyin yaşaması, gelişmesi için duyduğumuz etkin ilgidir."

Sevgi Önemsemek Ilgi
Önemsemek

"Insanlar sahip olduklarını küçümser, sahip olamadıklarını önemser."

Sahip Olmak Küçümsemek Önemsemek
Önemsemek

"Önemsememek önemsenmeyi getirir."

Önemsemek

Tamamlayıcı Konular

Ilgi Belirli bir olay veya etkinliğe yakınlık duyma, ondan hoşlanma ve ona öncelik tanıma.

Dinlemek İşitmek için kulak vermek

Duymak Bilgi almak, öğrenmek, haber almak, işitmek

Fikir Özgürlüğü

Iletişim Duygu, düşünce veya bilgilerin akla gelebilecek her türlü yolla başkalarına aktarılması, bildirişim, haberleşme, komünikasyon.

Itaat Alınan emre uymak. Söz dinlemek. İnkıyad etmek. Boyun eğmek. Amirin meşru emirlerini dinleyip ona göre hareket etmek.