Onur

Başkalarının gösterdiği saygının dayandığı kişisel değer.

This is a huge honor. - Bu büyük bir onur.

Glücklicherweise hat der Ehrengast die Anspielung nicht mitbekommen. - Fortunately the guest of honor did not pick up on the allusion.

Onur, şeref, itibar, haysiyet, saygınlık, saygıdeğerlik

Onur, şeref, itibar, haysiyet, saygınlık, saygıdeğerlik

Onur konusunda özlüsözler

Onur

"Malını kaybeden bir şey kaybetmiştir, onurunu kaybeden birçok şey kaybetmiştir. Cesaretini kaybeden herşeyini kaybetmiştir."

Kaybetmek Mülkiyet Cesaret Onur

Tamamlayıcı Konular

Gurur Onur, övünme.

Mevki Bireyin toplum veya iş hiyerarşisi içindeki yeri.