Önyargı

Konu hakkında yeterli bilgi sahibi olmadan peşin hüküm vermek.

Onun görüşü önyargısızdır. - His opinion is free from prejudice.

Prejudice will continue to exist. - Önyargı var olmaya devam edecektir.

Harun wird seine Vorurteile mir gegenüber nie ablegen können. - Harun will never be able to drop his prejudices against me.

Önyargı, peşin hüküm

Önyargı, peşin hüküm

Önyargı konusunda özlüsözler

Önyargı

"Kadının yetersizliğine ilişkin önyargı ve buna bağlı olarak erkeğin kendini beğenmişliği, her iki cinsiyet arasındaki uyumu sürekli bozarak inanılmayacak bir gerilimin doğmasına yol açar; ilgili gerilim, özellikle sevgi ilişkilerine de nüfuz ederek tüm mutluluk olanaklarını aralıksız tehdit altında tutar, hatta çok kez yok eder. Tüm aşk yaşamımızı zehirleyerek kurutup bir yangın yerine çevirir."

Aşk Sevgi Kadın Önyargı Erkek Mutluluk Kibir
Önyargı

"Gerçeğin peşinde giderken doğru anlamadığımız kavramların bizi yanlış yönlendirmesinden kaçınmalıyız. Bu temel bakışaçısıdır. Nerdeyse tüm filozoflar dikkat çekmektedir ki birazcık gözlemleyin."

Gözlemlemek Önyargı Gerçek Bilim Bilmek
Önyargı

"Önyargıyı yok etmek atomu parçalamaktan zordur."

Önyargı

Tamamlayıcı Konular

Eleştiri Bir insanı, bir eseri, bir konuyu doğru ve yanlış yanlarını bulup göstermek amacıyla inceleme işi, tenkit.

Fikir Birliği

Fikir Özgürlüğü

Genellemek Varlıklar veya olaylar arasındaki benzerlik bağıntılarını bir düşüncede toplamak, tamim etmek