Özgüven

Bir işi yapabilmekte kendi yeteneklerinin yeterliliğine emin olmak.

O araba benim özgüvenimi artırmaz. - That car doesn't boost my self-confidence.

Harun hat sehr viel Selbstvertrauen. - Harun has a lot of confidence in himself.

Özgüven, kendine güven, rahatlık

Özgüven, kendine güven, rahatlık

Özgüven konusunda özlüsözler

Özgüven

"Senin özgüvenin öylesine güçlüydü ki, tutarlı olmak zorunda bile değildin ve buna rağmen hep haklı çıkıyordun."

Kişilik Özgüven

Tamamlayıcı Konular

İrade Bir şeyi yapıp yapmamaya karar verme gücü.

Huzur Dirlik, baş dinçliği, gönül rahatlığı, rahatlık.

Rahatlamak Üzüntü, sıkıntı, tedirginlik veren durum ortadan kalkmak, rahata kavuşmak

Konfor Günlük hayatı kolaylaştıran maddi rahatlık.