Planlamak

Yapılacak bir işi belli plana göre düzenlemek.

The revolutionary council met to plan strategy. - Devrim konseyi strateji planlamak için toplandı.

Harun düğünü planlamamı istiyor. - Harun wants me to plan the wedding.

Planlamak, plan yapmak, tasarlamak, düzenlemek, projelendirmek, öngörmek

Planlamak, plan yapmak, tasarlamak, düzenlemek, projelendirmek, öngörmek

Planlamak konusunda özlüsözler

Planlamak

"Eğer ilk önce nerede olduğumuzu ve nereye meylimiz olduğunu bilirsek; ne yapmamız gerektiğini ve nasıl yapacağımızı iyi değerlendirebiliriz."

Planlamak Kendini Bilmek
Planlamak

"Eğer bir ağacı kesmek için bir saatim olsaydı, ilk kırkbeş dakikada sadece baltamı bilerdim."

Planlamak Kabiliyet

Tamamlayıcı Konular

Düşünmek Aklından geçirmek, göz önüne getirmek.

Yönetmek Yasalara, kurallara veya belli şartlara uygun biçimde çalışmayı sağlamak.