Rastlantı

Bilgiye, isteğe, kurala veya belli bir sebebe dayanmaksızın oluveren karşılaşma.

Bu sadece bir rastlantı. - It's just a coincidence.

Rastlantı, tesadüf, çakışma, olasılık

Rastlantı, tesadüf, çakışma, olasılık

Rastlantı konusunda özlüsözler

Rastlantı

"Bir adamı sabah görürsem önemsemem, öğlen görürsem tesadüf derim, ama akşam da görürsem hiç düşünmem öldürürüm."

Rastlantı
Rastlantı

"Raslantı yeryüzünün en eski soyluluğu; geri verdim onu her şeye, her şeyi ben amaç tuksaklığından kurtardım."

Amaç Rastlantı Tutsaklık
Rastlantı

"Tesadüf uzak bir yoldan gelen gerekli olandır."

Rastlantı

Tamamlayıcı Konular

Olanak Yararlanılan uygun şart.