Sadakat

İçten bağlılık, sağlam, güçlü dostluk.

You can't buy that kind of loyalty. - Bu tür sadakat alamazsın.

Onun sadakatini takdir ediyorum. - I appreciate her loyalty.

Sadakat, vefa, bağlılık

Sadakat, vefa, bağlılık

Sadakat konusunda özlüsözler

Sadakat

"Bu dünyadaki en zor şey, kendi kendine sadık kalmaktır."

Sadakat

Tamamlayıcı Konular

Fedakarlık Kendi önceliklerinden vazgeçerek biri veya bir şey için zaman, para, faaliyet harcamak.

Güvenmek Güven duymak, güveni olmak, itimat etmek.

Bağlılık Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanmak.

Aşk Aşırı sevgi ve bağlılık duygusu, sevi, sevda.

Ayrılık Birinden veya birşeyden uzak düşmek.

Adanmak Kendini bir dava ya da düşünce uğruna bilinçli olarak harcamaya hazır olmak.

Özlemek Bir kimseyi veya bir şeyi görmeyi, kavuşmayı istemek, göreceği gelmek.

Gurbet Doğup yaşanılmış olan yerden uzak yer.