Savaş

Bir şeyi ortadan kaldırmak, yok etmek amacıyla girişilen mücadele.

Dan was an expert at psychological warfare. - Dan bir psikolojik savaş uzmanıydı.

Sie musste sich von ihrer Familie trennen, als der Krieg begann. - Savaş başladığında ailesinden ayrılmak zorunda kaldı.

Savaş, mücadele, muhabere, kavga

Savaş, mücadele,  muhabere, kavga

Savaş konusunda özlüsözler

Savaş

"Savaşan kaybedebilir, savaşmayansa çoktan kaybetmiştir."

Savaş Kaybetmek
Savaş

"Savaşta yasalar susar."

Savaş Adalet Kanun
Savaş

"Kötü ile iyi arasındaki savaş, aslında sadece iki kötü arasındaki savaştır."

Iyi Kötülük Savaş
Savaş

"Bütün savaşları dövüşemeyecek kadar korkak olan bu yüzden de kendileri adına dövüşmek için dünyanın gençlerini cepheye süren hırsızlar çıkarır."

Savaş Politika Devlet Iktidar
Savaş

"Medeniyetin kurucusu ilk defa mızrak atmak yerine küfür kullanmış olan insandır."

Medeniyet Savaş Konuşmak
Savaş

"Savaşta her zaman kaybeden taraf suçludur haklı olsa bile."

Savaş Kaybetmek Suç
Savaş

"Yaşama hakkın mücadele gücün kadardır."

Savaş Mücadele Güç
Savaş

"Harbi yapmaya bin defa mahkûmduk. Bizim için mühim olan nokta en elverişli anı seçmekti. Bir defa işe giriştikten sonra, geri çekilmenin mümkün olmayacağını belirtmeye bilmem gerek var mı? - Ölmeden önce yazdırdığı notlardan"

Savaş
Savaş

"Sınırlarımızın dört bir tarafında harp kudurmuşcasına devam ediyor. Başkentimizin etrafındaki harp çemberi gittikçe daralıyor. Düşman nihai hücumu yapmak niyetiyle bütün kuvvetlerini topladı... Mücadelenin son çeyrek saatini yaşıyoruz... Durum vahimdir. Çok vahimdir. Hatta ümitsiz gibidir. Yorgunluğa, bitkinliğe mağlup olabilir, cesaretsizliğe mahkûm olabilir, hattâ düşmanlarımızın zaafını unutmak derecesine düşebiliriz... Onların tutumları bizi elimizde kalan tek çıkış yoluna sürüklemektedir. Ümitsiz bir saldırıyla, arkamıza bakmadan, daima düşmanın karşısında, vatanın topraklarını adım adım müdafaa etmek için, mücadeleye devam etmek mecburiyetindeyiz. İnsan mücadele azmini muhafaza ettiği müddetçe, ümit daima var demektir... Hedefin burnu dibinde de zaferi koparmamız mümkündür. Bu iş için acaba uygun olan zamanı ele geçirebilecek miyiz?"

Adanmak Azim Bağımsızlık Savaş Mücadele
Savaş

"Düşmanınızın neden korktuğunu anlamak için, sizi ne ile korkuttuğuna bakın."

Korku Düşmanlık Savaş
Savaş

"Harp zorunlu ve kaçınılmaz olmalıdır. Milletin hayatı tehlikeyle karşı karşıya kalmadıkça harp bir cinayettir."

Savaş Ölüm
Savaş

"Rekabet etmeyin! - Rekabet her zaman türler için zararlıdır ve bunu önlemek için bol miktarda kaynağınız var."

Kazanmak Rekabet Anarşizm Mücadele Savaş
Savaş

"Fethedilen devletler kendi yasaları altında özgür olarak yaşama geleneğine sahipseler, fatih hükümdarın buraları elinde tutmak için izleyeceği üç yol vardır: Birincisi buraları yakıp yıkmaktır; ikincisi bizzat oraya gidip yerleşmektir; üçüncüsü ise fethedilen devletlerin yasalarını olduğu gibi bırakıp burayı sadece vergiye bağlamakla yetinip halkın sadakatini sağlamak üzere de kalabalık olmayan bir yönetim kadrosu kurmaktır. "

Savaş Sömürgecilik Devlet Bağımsızlık
Savaş

"Kadınlar savaş için bize gerekli olandan fazlasını üretebilirler."

Kadın Savaş
Savaş

"Ne kadar az bilirseniz, onu o kadar şiddetle savunursunuz."

Bilgi Bilmek Savaş
Savaş

"Kibar olun, tanıştığınız herkes zor bir savaştır."

Savaş Toplum Kibarlık Sosyalleşmek

Tamamlayıcı Konular

Barış Anlaşmak, uyum, karşılıklı anlayış ve hoşgörü ile oluşturulan ortam.

Çatışmak Birbirine çatmak veya çatılmak, kavga etmek

Düşmanlık Düşmanca duygu veya davranış.

Mücadele Herhangi bir amaca erişmek veya bir kuvvete karşı koyabilmek için bir kişi veya topluluğun güçlü, sürekli çabası, savaşım.

Ordu Bir devletin silahlı kuvvetlerinin tümü.

Direnmek Herhangi bir düşüncede, bir durumda, bir istekte ayak diremek.

Azim Bir işteki engelleri yenme kararlılığı.

Hırs Sonu gelmeyen istek, aşırı tutku.

Rekabet Aynı amacı güden kimseler arasındaki çekişme.