Sormak

Birine soru yönelterek herhangi bir konuda ondan bilgi istemek.

I would like to inquire about your services and prices. - Hizmetleriniz ve ücretleriniz hakkında soru sormak istiyorum.

Erkundigen wir uns nach unseren Reservierungen für das Hotel! - Let's inquire about our hotel reservations.

Sormak, sual etmek, sorgulamak

Sormak, sual etmek, sorgulamak

Sormak konusunda özlüsözler

Sormak

"Siz cevaplar bulmaya çalışıyorsunuz, biz ise daha çok soru sormak niyetindeyiz."

Sormak
Sormak

"Gözlemle, dinle, sus, az yargıla, çok sor."

Dinlemek Gözlemlemek Sormak Yargılamak
Sormak

"En basit sorular en derin olanlardır."

Sormak

Tamamlayıcı Konular

Akıl Düşünme, anlama ve kavrama gücü, us.

Etkileşim Birbirini karşılıklı olarak etkileme işi

Gerçek Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, hakiki

Iletişim Duygu, düşünce veya bilgilerin akla gelebilecek her türlü yolla başkalarına aktarılması, bildirişim, haberleşme, komünikasyon.

Ilgi Belirli bir olay veya etkinliğe yakınlık duyma, ondan hoşlanma ve ona öncelik tanıma.

Adalet Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme

Araştırmak Bir gerçeği ortaya çıkarmak için aramalarda bulunmak, sormak, soruşturmak.

Farkındalık Farkında olma durumu, bilinç.

Hayatın Anlamı