Takıntı

Engel olunamayan ve tekrarlayan durum.

Onun hokey takıntısını anlayamıyorum. - I can't understand his obsession with hockey.

Aus Lucias unschuldiger Verliebtheit wurde Besessenheit. - Lucy's innocent crush turned into an obsession.

Takıntı, saplantı, obsesyon

Takıntı, saplantı, obsesyon

Takıntı konusunda özlüsözler

Takıntı

"Din, toplumsal takıntımızdır, takıntılarılarımız ise bireysel dinimizdir."

Din Takıntı Toplum

Tamamlayıcı Konular

Hırs Sonu gelmeyen istek, aşırı tutku.