Tamamlamak

Eksiksiz, tamam duruma getirmek.

It'll be difficult to complete this report by Monday. - Pazartesiye kadar bu raporu tamamlamak zor olacak.

En kısa sürede onu tamamlamam gerekiyor. - I need to complete it as soon as possible

Tamamlamak, bütünlemek, bitirmek, eksiksiz, halletmek, ikmal etmek

Tamamlamak, bütünlemek, bitirmek, eksiksiz, halletmek, ikmal etmek

Tamamlamak konusunda özlüsözler

Tamamlamak

"Insan, hayatının dörtte üçünü yapamayacağı şeylerle geçirir."

Tamamlamak Devamlılık Zaman Hayat Hayal

Tamamlayıcı Konular

Nedensellik Her şeyin bir sebebi vardır ve aynı şartlar altında, aynı nedenler, aynı etkileri doğurur biçiminde özetlenebilen ilke.

Mükemmellik Beklentileri karşılayan tüm özelliklere sahip olmak.

Yönetmek Yasalara, kurallara veya belli şartlara uygun biçimde çalışmayı sağlamak.