Tecrübe

Bri konuda daha önce bilgi ve uygulama olarak deneyim sahibi olmak.

It wasn't a pleasant experience. - Hoş bir tecrübe değildi.

Dies ist eine völlig neue Erfahrung für mich. - Bu benim için tamamen yeni bir tecrübe.

Tecrübe, birikim, deneyim

Tecrübe, birikim, deneyim

Tecrübe konusunda özlüsözler

Tecrübe

"Ulu çamlar fırtınalı diyarlarda yetişir."

Zorluk Zorbalık Başarı Tecrübe Deneyim
Tecrübe

"Her insan yalnızca tecrübesine inanır."

Tecrübe Inanç Inanmak Deneyim
Tecrübe

"Kendi deneyimine dayalı olmayan her şeyi sadece bir varsayım olarak kabul et."

Tecrübe
Tecrübe

"Kendi tecrübenin avantajı büsbütün kesinliğe sahip olmandır."

Tecrübe
Tecrübe

"Pek az insan başkalarının tecrübelerinden yararlanmayı bilecek kadar akıllıdır."

Akıl Tecrübe

Tamamlayıcı Konular

Akıl Düşünme, anlama ve kavrama gücü, us.

Cahillik Bilgisizlik veya gençlik, toyluk, deneyimsizlik yüzünden işlenen kusur.

Deneyim Bir kimsenin belli bir sürede veya hayat boyu edindiği bilgilerin tamamı.

Fikir Birliği

Gerçek Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, hakiki

Ilgi Belirli bir olay veya etkinliğe yakınlık duyma, ondan hoşlanma ve ona öncelik tanıma.

Kültür Tarihsel, toplumsal gelişme süreci içinde yaratılan bütün maddi ve manevi değerler ile bunları yaratmada, sonraki nesillere iletmede kullanılan, insanın doğal ve toplumsal çevresine egemenliğinin ölçüsünü gösteren araçların bütünü, hars, ekin.

Fikir Düşünce, mülahaza, mütalaa.