Vicdan

Kişiyi kendi davranışları hakkında bir yargıda bulunmaya iten, kişinin kendi ahlak değerleri üzerine dolaysız ve kendiliğinden yargılama yapmasını sağlayan güç.

You have a guilty conscience, don't you? - Vicdan azabı çekiyorsun, değil mi?

Vicdanınla uzlaşmana gerek yok. - You shouldn't need to compromise with your conscience.

Vicdan, insanlık, iyilik

Vicdan, insanlık, iyilik

Vicdan konusunda özlüsözler

Vicdan

"Yirmisinde komünist olmayanın kalbi, kırkında hala komünist olanın aklı yoktur."

Gençlik Komünizm Vicdan Akıl
Vicdan

"Kendimize benzeyen şeyi severiz. Yalnızca sevdiğimiz şeye acımayız, kendimize benzeyen şeye de acırız."

Sevgi Vicdan Benzemek
Vicdan

"Vicdan yaratılıştan var olmaz, sonradan elde edilir ve coğrafyaya göre değişir. Vicdan, gelişerek büyüyen bireyin zihninde, topluluğun ahlâksal geleneklerinin kalıntısıdır ve toplum onun aracılığıyla, düşmanının gönlünde kendi için bir dost yaratır."

Vicdan Ahlak Toplum
Vicdan

"Bizi yok edecekler şunlardır: Ilkesiz siyaset, vicdanı sollayan eğlence, çalışmadan zenginlik, bilgili ama karaktersiz insanlar, ahlaktan yoksun bir iş dünyası, insan sevgisini alt plana itmiş bilim, özveriden yoksun bir din anlayışı."

Bilgi Vicdan Ahlak Sevgi Övmek Din Bilim
Vicdan

"Nefsinin öğretmeni, vicdanının öğrencisi ol."

Nefs Vicdan

Tamamlayıcı Konular

Açgözlülük Açgözlü olma durumu, doymazlık, gözü doymazlık, harislik, tamah, tamahkarlık

Ahlak Bir toplum içinde kişilerin uymak zorunda oldukları davranış biçimleri ve kuralları.

Hata İstemeyerek ve bilmeyerek yapılan yanlış.

Vahşet İnsani olmaktan uzak tutum içinde bir canlıya verilen zarar.

Iyilik Karşılık beklenilmeden yapılan yardım, kayra, lütuf, kerem, ihsan, inaye.