Yaratmak

Zekâ, düşünce ve hayal gücünden yararlanarak o zamana kadar görülmeyen yeni bir şey ortaya koymak.

They want to create a synthetic life form. - Onlar sentetik yaşam formu yaratmak istiyor.

Die Menschen wurden erschaffen, um Dinge zu erschaffen. - Human beings are created to create things.

Yaratmak, oluşturmak, meydana getirmek, vücut vermek, türetmek, peyda etmek, neden olmak, yol açmak

Yaratmak, oluşturmak, meydana getirmek, vücut vermek, türetmek, peyda etmek, neden olmak, yol açmak

Yaratmak konusunda özlüsözler

Yaratmak

"Yok etme tutkusu aynı zamanda yaratıcı bir tutkudur."

Yok Olmak Yaratmak İsyan

Tamamlayıcı Konular