Yardım

Kendi gücünü ve imkânlarını başka birinin iyiliği için kullanma.

She called out to us for help. - O, yardım için bize seslendi.

Harun bana yardım etmeyi teklif etti. - Harun offered to help me.

Yardım, imdat, yarar, infak, katkı, fayda, kurtarmak, çare, çare bulmak

Yardım, imdat, yarar, infak, katkı, fayda, kurtarmak, çare, çare bulmak

Yardım konusunda özlüsözler

Yardım

"Kamu yararına ticaret ediyormuş gibi görünenlerden pek hayır gördüğüm olmadı."

Yardım Ticaret
Yardım

"İnsandaki karşılıklı yardım eğilimi o kadar eski ve geçmişteki evrimiyle derinden iç içe geçmiştir ki, tarihin her anında yıpratılmasına rağmen, günümüze kadar korunabilmiştir."

Yardım Anarşizm Sorumluluk Evrim Teorisi
Yardım

"İnsanoğlu ölümden sonra yaşamayı tutkuyla ister. Ancak çoğu zaman iyi bir insanın anılarının daima yaşadığı gerçeğini atlar. O anılar ki nesilden nesile aktarılır. Bu uğruna ölecek bir ölümsüzlük değil mi ?"

Fedakarlık Iyilik Yardım Ölüm
Yardım

"Insanların çoğu için teşekkür, sadece daha büyük yardımlar için gizli bir umuttur."

Teşekkür Yardım
Yardım

"Eğer karşınızdaki kişiye, bütün kalbin ve yeteneklerinle yardım etmeyi kabul edebiliyorsan, işte o zaman onu eleştirebilirsin. Bu olumlu eleştiridir."

Eleştiri Yardım
Yardım

"Tanrı, kendine yardım edene, yardım eder"

Tanrı Yardım

Tamamlayıcı Konular

Hoşgörü Her şeyi anlayışla karşılayarak olabildiği kadar hoş görme durumu, müsamaha, tolerans.

Ilgi Belirli bir olay veya etkinliğe yakınlık duyma, ondan hoşlanma ve ona öncelik tanıma.

Iyilik Karşılık beklenilmeden yapılan yardım, kayra, lütuf, kerem, ihsan, inaye.

Çıkar Dolaylı bir biçimde elde edilen kazan.

Çözüm Bir sorunun çözülmesinden alınan sonuç, hal.