Yaşlanmak

Maddenin zaman içinde yıpranarak temel vasıflarını yitirmesi.

Fiziksel değişiklikler doğrudan yaşlanmayla ilgilidir. - Physical changes are directly related to aging.

Yaşlanmak, olgunlaşmak, eskimek, ihtiyarlamak, kocamak, yıllanmak

Yaşlanmak, olgunlaşmak, eskimek, ihtiyarlamak, kocamak, yıllanmak

Yaşlanmak konusunda özlüsözler

Yaşlanmak

"Utanç gençlerin süsü yaşlıların ise yüz karasıdır."

Yaşlanmak Gençlik Utanç
Yaşlanmak

"Yaşlandığımız için oyun oynamayı bırakmayız, oyun oynamayı bıraktığmız için yaşlanırız."

Yaşlanmak Oynamak
Yaşlanmak

"Yaşlanmasını bilen pek az insan vardır."

Yaşlanmak

Tamamlayıcı Konular