Zevk

Hoşa giden ve eğlendiren şey.

The poor acoustics in the hall severely affected the audience's enjoyment of the concert. - Salonun zayıf akustiği, dinleyicilerin konserden zevk almalarını ciddi şekilde olumsuz etkiledi.

Müzik ve sanat, yaşam zevkine çok büyük ölçüde katkıda bulunabilirler. - Music and art can greatly contribute to the enjoyment of life.

Zevk, haz, sefa, beğenme, tadını çıkartmak, hoş,

Zevk, haz, sefa, beğenme, tadını çıkartmak, hoş,

Zevk konusunda özlüsözler

Zevk

"Bilge kişi zevk aramaz. Kaygı ve acılardan uzak durur."

Bilgelik Acı Çekmek Zevk Kaygı
Zevk

"Her şey, zevk ve acı vermesi bakımından iyi ya da kötü olarak adlandırılır."

Acı Çekmek Iyi Kötülük Zevk
Zevk

"Zevk ancak acı aracılığı ile gelir."

Zevk Acı Çekmek
Zevk

"En büyük bilgelik şu andan zevk almayı hayatın en büyük amacı kılmaktır, çünkü tek gerçek budur, başka her şey düşünce oyunudur. Ama bunun en büyük budalalığımız oldugunu da söyleyebiliz, çünkü yalnızca kısa bir süre için var olan ve bir rüya gibi kaybolan içinde bulunduğumuz bu an asla ciddi bir çabaya değmez."

Zevk Bilgelik

Tamamlayıcı Konular

Joy Neşeli ve hoşça vakit geçirmek.

Haz Hoşa giden duygulanma, hoşlanma, zevk.

Ilgi Belirli bir olay veya etkinliğe yakınlık duyma, ondan hoşlanma ve ona öncelik tanıma.

Güzellik Estetik bir zevk, coşku, hoşlanma duygusu uyandıran nitelik.